YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7063
KARAR NO : 2012/9333
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 28.02.2012 gün ve 2011/15595-2012/2848 sayılı ilamı ile bozulmasına karar vermiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki bütün belgeler incelenerek gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı gerçek kişi, 10.04.2008 tarihli dilekçeyle … köyü 7312 ada 12 (imar uygulamasıyla 27526 ada 12) sayılı parseli tapuya güvenerek 20.000,00.-DM’a satın aldığını, Hazine tarafından parselin 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu iddia ederek tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istemiyle açılan davanın kabulüne, parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tesciline ilişkin mahkeme kararının 11.05.2007 tarihinde kesinleştiği, bu şekilde tapu sicilinin tutulması nedeniyle zarara uğradığı, Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince taşınmaz için ödediği paranın bu gün itibariyle karşılığı olan 20.000,00.-TL’nin yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak kendisine verilmesini istemiş, 31.03.2009 tarihli dilekçeyle istediği tazminat miktarını 277.880,79.-TL’ye çıkarmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, 277.880,79.- TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece bozulmasına karar verilmiş, davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre, dava; tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle, Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince açılan tazminat istemine ilişkindir.
Medeni Yasanın 1007. maddesi hükmüne göre, tazminata hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanı sıra, “Tapu sicilinin tutulması nedeniyle bir zarar doğmuş olmalıdır.” Somut olayda, tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesiyle bir zarar oluştuğu kabul edilebilirse de, 26.04.2012 gün ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 19.04.2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasanın “2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtlarının bedel alınmaksızın geçerli kabul edileceği ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmelerinin terkin edilerek tescillerinin aynen devam edeceği, bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılamayacağı, açılan davalardan vazgeçileceği, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına
2012/7063 – 9333
tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılacağı, ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanunî mirasçılarına iade edileceği; aynı Yasanın 7. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin haklarının bu sürenin bitimiyle birlikte sona ereceği, bu kişilerin idareden başkaca talepte bulunamayacakları, hak ve tazminat talep edemeyecekleri ve dava açamayacakları öngörülmektedir. Tapusu iptal edilen taşınmazın, 6292 sayılı Yasanın sözü edilen hükümlerine göre tekrar tapu sahibine iade edilmesi halinde, davacı tarafın zararı izale edilip, tazminata hükmedebilmek için zorunlu unsur olan zarar gerçekleşmeyeceği için, taraflara yasadan kaynaklanan yetkilerinin kullandırılması ve sonucuna göre işlem yapılması için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 28.02.2012 gün ve 2011/15595-2012/2848 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 19/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.