Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7414 E. 2012/13673 K. 30.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7414
KARAR NO : 2012/13673
KARAR TARİHİ : 30.11.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … İlçesi, … Köyü, 224 ada 6 parsel sayılı 9109,78 m2 yüzölçümlü taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğundan bahisle çamlık vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, tesbit maliki Hazineye husumet yönelterek, çekişmeli taşınmazın 3500 m2’lik kısmına satınalma ve kazandırıcı zaman aşımı zilliyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile 224 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tutanağının iptaline, krokide (A) harfi ile işaretli 2622,28 m2 olarak gösterilen kısmın en son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla davacı … adına, (B) harfiyle işaretli 224 ada 6 parselin kalan kısmının 6487,50 m2 yüzölçümü ile orman vasfıyla … Hazinesi adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından (A) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir
Dava, dava dilekçesindeki açıklamaya göre kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1966 yılında kesinleşen 6831 sayılı Yasa uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 1982 yılında 1744 Sayılı Yasa gereğince yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Davacı Hazinenin temyiz itirazları, çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen kesimine yönelik olup, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucunda temyize konu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı, çekişmeli taşınmazda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile dava açtığı halde, … bilirkişiden rapor alınmamış, zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşulları yöntemince araştırılmadan temyize konu yer üzerinde davacı kişi yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile … şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Bu sebeple, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu ile daha sonra yapılan ve kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması bulunduğuna göre, mahkemece, orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlarının askı ilân tutanakları ile çekişmeli taşınmazı ve komşularını gösterir şekilde orijinal orman tahdit haritası orman yönetiminden sorulup getirtilmeli, eski tarihli ve kadastro tespit tarihinden 15-20 yıl öncesine ait memleket haritaları ve bu haritaların yapımında esas alınan … fotoğrafları ile çekişmeli taşınmaza komşu olan parsellerin tutanakları ve dayanak belgeleri bulundukları yerlerden getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı
ve uzaklıklarda olan en az 6 ya da 7 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit dışında kaldığının tespit edilmesi halinde, bu kez eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın temyize konu (A) bölümünün öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğinin kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmaz hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmaz üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi,sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yeri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, açıklanan konular göz önünde bulundurularak çekişmeli yerin çevresindeki taşınmazların niteliğine göre, taşınmazın etrafı ormanla çevrili ise mülkiyet belgesi, tapu kaydı olmadığı takdirde bu tür yerlerin 6831 sayılı Yasanın 17/1-2. maddesine aykırılık teşkil ettiği düşünülmeli, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı,çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kesin olarak saptandığı takdirde ; taşınmazın kadastro tesbiti belgesizden devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu gerekçesiyle 3402 sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince çamlık vasfıyla davalı … adına yapıldığından, davacı gerçek kişinin bu yerin 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanıldığını kanıtlaması gerekeceğinden, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar ile … fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir … mühendisinin de yapılacak keşifte hazır bulunmaları sağlanarak, keşifte tarım uzman bilirkişi olarak … mühendisine inceleme yaptırılıp, temyiz konusu yapılan (A) bölümünün zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yanında, eklemeli zilyetler ( satan ) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Yasanın 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 30/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.