Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7473 E. 2012/13674 K. 30.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7473
KARAR NO : 2012/13674
KARAR TARİHİ : 30.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Orman Yönetimi, … İlçesi, Kılıçlı Köyünde bulunan 1087 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalı … adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın bir kısmının yörede yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman olan kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tescili ve davalının müdahalesinin önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne; 1087 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline; davalının taşınmaza yönelik müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş; hüküm davalı …’e 03/02/2009 tarihinde Tebliğat Kanununun 21.maddesine göre tebliğ edilmiş ve 19/02/2009 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşmiş hüküm karşısında … vekili 13/05/2010 tarihli dava dilekçesinde mahkemenin 2008/490 E. – 2008/513 K. sayılı dosyasında yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş, mahkemece, 3 aylık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığından, 20/07/2010 tarih 2010/373 E. – 537 K. sayılı ilâmıyla davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekilince temyiz edilmiş, dairenin 22/12/2010 tarih 2010/13985 – 16479 sayılı ilâmıyla onanmış, davacı vekili tarafından süresinde karar düzeltme talebinde bulunulmakla, dairenin 12/04/2011 tarih 2011/3611 E. – 4245 K. sayılı ilâmıyla, mahkemenin 2008/490 E. – 513 K. sayılı kararının davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediği, adı geçen kararın …’e Tebliğat Kanununa uygun şekilde tebliğ edilip temyiz için gerekli süre beklenmesi gerkeçesiyle dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmiş, mahkemece 2008/490 E. – 2008/513 K. sayılı kararı 15/03/2012 tarihinde …’e tebliğ edilmiş, hüküm … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili ile müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1952 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 14/08/2001 tarihinde ilân edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli 1087 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının orman sayılan bölümünün iptali talebiyle dava açtığı halde, mahkemece davalının 25/12/2008 günlü duruşmadaki kabul beyanı nazara alınarak davanın kabulüne, taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle hazine adına tapuya tesciline karar verilmişse de, Orman Yönetiminin davası taşınmazın tamamına yönelik olmayıp orman sayılan kısmına yöneliktir. Mahkemece bu konuda araştırma ve inceleme yapılmadan, taşınmazın orman sayılan kısımları usulünce yapılacak orman araştırması sonucunda belirlenmeden taşınmazın tamamının orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, çekişmeli 1087 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak sureti ve tespite esas belgeleri, taşınmaz ve geniş çevresini birlikte gösterir kadastro pafta örneğinin, yörede 1952 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi ve 14/08/2001 tarihinde ilân edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisi olmadığı takdirde fen elemanı aracılığıyla yapılacak inceleme ve keşifte, öncelikle kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmelidir. Memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmaza komşu parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ve dayanak belgeleri getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne şekilde nitelendirdikleri belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 30/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.