Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7491 E. 2012/9397 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7491
KARAR NO : 2012/9397
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … mahallesi, 103 ada 1 parsel sayılı 20000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarihli 4438 tahrir nolu vergi kaydıyla tarla niteliğiyle davacılar murisi … adına, aynı yer 103 ada 12 parsel sayılı 6589,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 nolu parsele uygulanan vergi kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacıların 103 ada 12 nolu taşınmazın tespitine karşı komisyona yaptıkları itiraz 24.12.1986 günlü 1622 sayılı kararla reddedilmiştir. Davacılar dava dilekçesiyle; dava konusu 103 ada 12 nolu parselin zilyetliklerinde bulunduğu iddiasıyla 24.12.1986 günlü 1622 sayılı komisyon kararının iptali ile taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece verilen kabul kararı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 1994/4134 – 5471 sayılı 16.06.1994 günlü kararıyla özetle; “Taşınmaza uygulanan vergi kaydı mera sınırlı olup, sınırında orman bulunduğu, bu nedenle mahkemece usulüne uygun orman araştırmasının yapılması” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra; davanın kabulüne ve dava konusu 103 ada 12 nolu taşınmazın tespitinin iptali ile payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Bölgede dava sırasında yapılarak 19.11.2007 tarihinde altı aylık askı ilânına çıkarılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın dava dışı 103 ada 1 nolu parselle birlikte davacılar tarafından ekonomik amaca uygun olarak kullanıldığı, memleket haritasında bu alanların tarım alanı olarak görüldüğü, kültür arazisi olduğu ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, verilen karar dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; dava konusu taşınmaz, dava dışı 103 ada 1 nolu parselle bütün olup 1 nolu parsele uygulanan ve davacıların dayandığı 1937 tarihli 4438 tahrir nolu vergi miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, vergi kaydına ve zilyetliğe dayanarak dava açmışlardır. Dayanılan vergi kaydının güney sınırı ile komşu 103 ada 2 sayılı parsele uygulanan vergi kaydı, çekişmeli taşınmaz yönünü mera okumakta ve eylemli durumda da taşınmazın güneyinde 103 ada 4 nolu orman parseli, bu parselin devamında da yine komşu Çavuşlu köyüne ait orman parseli bulunmaktadır. O halde, kayıt miktar fazlasının, vergi kaydının tesis tarihinden sonra keza 1960 tarihli memleket haritasından önce ormana el atma
2012/7491 – 2012/9397
suretiyle elde edildiğinin kabulü zorunludur. Bu tür yerler zilyetlik yoluyla kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemezler. Dayanılan vergi kaydı değişebilir sınırlar içerdiğinden, 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi gerekir. Vergi kayıtları lehe olduğu kadar aleyhe de delil oluştururlar. Vergi kaydı miktarı kadar yer 103 ada 1 nolu parsel olarak davacılar ve murisleri adına tespit edilmiş ve kesinleşmiştir. Bu nedenle; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21.06.2012 günü oybirliği ile karar verildi.