Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7567 E. 2012/9515 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7567
KARAR NO : 2012/9515
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında Yapraklı ilçesi, … köyü, 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı …, bu taşınmaz içinde kendisine ait 3 parça taşınmazın kaldığını iddia ederek, bu kısımların tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu 103 ada 1 parselin Şehri, … ve Satı Tiryaki adına tapuda kayıtlı olduğu belirterek, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından, ada numarası konusunda maddi hata yapıldığı, ada numarasının 101 olduğu, maddi hata olduğu kabul edilerek işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dava, orman sınırlandırılmasına itiraza ve tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli yerler parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davacı tarafından, 101 ada 1 parsele karşı dava açıldığı bildirilmesine rağmen, ada numarasında maddi hata yapılarak dava dilekçesine 103 ada 1 parsel olarak yazılmıştır. Davacının aslında 101 ada 1 nolu orman parselini dava etmek istediği, husumetin de buna göre Hazine ve Orman Yönetimine karşı doğru yöneltildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece; husumet doğru yöneltildiğinden, dava dilekçesinde ada numarasında maddi hata yapıldığı kabul edilerek, doğru parsel tutanağı getirtilerek yargılamaya devam edilmesi ve işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Ancak, dava konusu 101 ada 1 parselin tutanağının kadastro mahkemesinin 2012/2 esas sayılı dosyasında davalı olduğu, dosya arasında mahkemeler arasında yapılan yazışmadan anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasanın 26/4 maddesi hükmüne göre “Kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi), her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlar.” Yine, aynı Yasanın 27/1 maddesine göre “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmazlara ilişkin davalar hakkında o taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur.” hükümleri getirilmiştir. Davanın açıldığı 28.01.2011 tarihinde taşınmazın tutanağı davalı olduğu anlaşıldığından ve ortada iptal edilecek tapu kaydı bulunmadığından, davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.