YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/769
KARAR NO : 2012/6817
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2010 yılında 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, Gemlik ilçesi, Yeniköy köyü, 121 ada 426 parsel sayılı 401,22 m² yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve davalı gerçek kişi lehine kullanım şerhi verilerek Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilip itirazsız kesinleşmiştir. Davacı, taşınmazın fiilen kendi kullanımında olmasına rağmen kadastro sırasında hatalı olarak davalı kişi lehine kullanım şerhi verildiği iddiasıyla, tapunun beyanlar hanesinde davalı kişi lehine kurulan kullanım şerhinin iptali ile yerine lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu Yeniköy köyü 121 ada 426 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ve kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki 1 numaralı bölümlerin iptali ile tapu kaydının ve kadastro tutanağının beyanlar hanesinin 1 numaralı bölümüne “Taşınmaz 1990 yılından beri ….. oğlu …’nun kullanımındadır” şeklinde şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro ile tapu kaydının beyanlar hanesine yazılan kullanım şerhinin iptali ve kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; dava, lehine kullanım şerhi verilen davalı gerçek kişi ile Orman Yönetimine husumet yöneltilerek açılmıştır. Çekişmeli taşınmazın 2/B madde niteliği kesinleşmiş olduğuna göre, somut davada Orman Yönetiminin pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle Orman Yönetimine karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine ve eksik hasımla açılan davanın usulünce Hazineye yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanarak taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilip hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre ise; dava 30 günlük askı ilan süresinden sonra açıldığına göre sadece tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesi ile yetinilmesi gerekirken kesinleşmiş kadastro tesbit tutağına da şerh verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 08/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.