Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7765 E. 2012/9575 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7765
KARAR NO : 2012/9575
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … Çiftçi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, dava konusu … köyü 395 ada 4 nolu 28622,27 m2 yüzölçümlü taşınmaz, belgesizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, tarla vasfıyla davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek, orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın (4A) ile gösterilen bölümünün orman sayılan, (4B) ile gösterilen bölümün, orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve 395 ada 4 nolu taşınmazın 17.08.2010 havale tarihli ek fen bilirkişi raporuna ekli krokide (4A) ile gösterilen 6811,06 m2 yüzölçümlü bölümünün, orman niteliği ile Hazine adına tesciline, (4B) ile gösterilen 21811,21 m2 yüzölçümlü bölümünün, tesbit gibi davalı … Çiftçi adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından taşınmazın (4B) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak, davalı … Çiftçi tarafından taşınmazın (4A) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; orman bilirkişinin hazırlamış olduğu 02.08.2010 havale tarihli raporda, çekişmeli taşınmazın 1958 tarihli hava fotoğrafında, tamamı koyu renkli yapraklı ağaç rumuzlu orman sayılan alanda kaldığı belirtilmiş olduğu halde, mahkemece alınan ek raporda, taşınmazın 1974 tarihli memleket haritasında kısmen yeşile boyalı orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş, hava fotoğrafı ile ilgili olarak esas raporda yapılan değerlendirmeden söz edilmeyerek, taşınmazın kısmen orman sayılan yerlerden olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkemece asıl raporla çelişen ek rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur. Dairemizin iade kararı ile istenen ek raporda da bu çelişki giderilmemiştir. Karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukukî durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, çelişkili rapora dayalı olarak hüküm kurulamaz. O halde mahkemece, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman
2012/7765 – 9575
Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine 25.06.2012 günü oybirliği ile karar verilmiştir.