Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7796 E. 2013/1243 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7796
KARAR NO : 2013/1243
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 28/10/2010 gün ve 2010/11733 – 13306 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde … ve … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, … Mevkii 246 ada 1 sayılı parsel, 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/425 esasında dava konusu edildiğinden söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacılar … ve … tarafından çekişmeli taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesi hükümlerine göre tapuya tescili istemiyle açılan dava ile … Efendi çocukları terekesi mümessili … tarafından davalı Hazine, Köy Tüzel Kişiliği ile … ve … taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63, 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle açtıkları davalar birleştirilip, … …’nin davasının açılmamış sayılmasına karar verildikten sonra, 3402 sayılı Kanunun 27. maddesi gereğince kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemenin 08.03.2010 gün ve 2009/1470 – 2010/233 sayılı davaların reddine, çekişmeli 246 ada 1 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu edilip kadastro dışı bırakılan bölümle ilgili davanın görev nedeniyle reddine ilişkin kararı davacılar … ve arkadaşları ile davalı Hazinenin temyizi üzerine;
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.10.2010 gün ve 2010/11733 – 13306 sayılı kararı ile “çekişmeli parselin, krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki üzerinde orman ağaçları da bulunan Devlet ormanı niteliğinde olduğu, taşınmazın diğer bölümünün ise her nekadar 1966 yılında yapılıp 1969 yalında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve tarla olarak kullanıldığı bildirilmişse de, diğer bölümü ile toprak yapısı ve bitki örtüsü olarak aynı yapıda, sınırdaki Devlet ormanını devamı niteliğinde olduğu, üzerindeki ağaçlardan kısa bir süre önce arındırılması ve sürülmeye başlanmasını, orman niteliğini bir anda kayıp etmesine yol açmayacağı, çekişmeli parselin tamamının aynı yapıda Devlet ormanın devamı niteliğindeki yerlerden olduğu belirlenerek davanın reddine ve parselin orman niteliğiyle tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına” değinilerek oy çokluğu ile onanmış, bu kez davacılar … ve … çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olmadığı, tesbit günü itibariyle yararlarına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu halde, orman olarak tescilinin doğru olmadığı iddiasıyla, Daire onama kararının kaldırılarak, davalarının kabulüne karar verilmek üzere hükmün bozulmasını istemiştir.
Gerçekten de, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planlarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve
keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporu ile tescil davasına konu edelin taşınmazın orman bilirkişi kurul raporunda (A) ile gösterilen bölümün kadastro sırasında tesbit tutanağı düzenlenmediği, (B) ile gösterilen bölüm için de 246 ada 1 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiği, (A) bölümünün yörede 1967 yılında kesinleşen orman sınırları içinde bırakıldığı sonraki çalışmalarda durumun değişmediği, (B) bölümünün, yani 246 ada 1 sayılı parselin ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, çekişmeli 246 ada 1 sayılı parselin 1939 ve 1959 uçuşlu hava fotoğraflarında orman olarak nitelendirilmediği, orman sayılmayan, ziraat arazisi olduğu, eylemli orman ve orman toprağı olmadığı, ziraat uzman ve jeolog bilirkişi raporlarında da 246 ada 1 sayılı parselin %2-3 eğimli toprağı derin, en az 35 ve 40 yıl önce imar – ihya edilerek tarım alanı niteliğiyle kullanılan kadim tarım alanı olduğu bildirilmiş, yerel bilirkişi ve tanıklar da, çekişmeli 246 ada 1 sayılı parselin tesbit tarihinden geriye doğru en az 20 yıl süreyle davacı gerçek kişiler ve bayileri tarafından malik sıfatıyla çekişmesiz ve aralıksız tarım alanı olarak zilyet edildiği bildirilmiştir. Bu raporlarla orman sayılmayan yerlerden olduğu saptanan çekişmeli 246 ada 1 sayılı parselin, zilyetlikle edinilemeyecek yerlerden olduğu da söylenemez.
Gerek, 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu; gerekse, bu kanun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda; keşif ve bilirkişi delili, takdiri delil olarak düzenlenmiştir. Hâkim genel hukuk bilgisi ile çözemeyeceği, teknik konularda bilirkişi deliline başvurabilecektir. Hâkim sunulan bilirkişi raporlarını ile bağlı olmayıp, bu raporları iddia ve savunma doğrultusunda serbestçe takdir ederek karar verecektir. Hâkim tarafından keşif ve bilirkişi raporlarını yeterli olmadığı belirlendiği takdirde yapılacak iş, tarafların istemi halinde bilirkişilerden ek raporlar almak ya da yeniden keşif yaparak bilirkişi raporları almaktır. Hâkim yeterli olmadığını düşünerek keşif ve bilirkişi deliline başvurduğu konularda, bu delilleri yok sayarak, aynı konularda yaptığı kendi değerlendirmelerine dayalı olarak hüküm veremez.
Açıklanan hususlar gözetilerek, davacılar … ve …’nın hakkında tesbit tutanağı düzenlenmeyen yerle ilgili davasının görevsizlik nedeniyle reddine, çekişmeli 246 ada 1 sayılı parsele ilişkin davasının ise kabulüne, bu kişiler adına tesciline karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğindeki deliller ile bağdaşmayacak biçimde çekişmeli 246 ada 1 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi kanunî olmadığı gibi, yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin Daire kararı da yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar … ve …’nın karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairenin 28.10.2010 gün ve 2010/11733 – 13306 sayılı onama kararının kaldırılmasına, aynı nedenlerle yerel mahkemenin 08.03.2010 gün ve 2009/ 1470 – 233 sayılı kararının, davacılar … ve …’nın hakkında tesbit tutanağı düzenlenmeyen yerle ilgili davalarının görevsizlik nedeniyle reddine, çekişmeli 246 ada 1 sayılı parsele ilişkin davalarının ise kabulüne karar verilmesi için BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 12.02.2012 günü oy birliği ile karar verildi.