YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7864
KARAR NO : 2012/13843
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyünde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, 103 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek 30 günlük kısmî ilâna çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik ve ekli haritada gösterilen alanın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davaya konu yer hakkında 150 ada 27 parsel numarası verilerek ve kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılıp kadastro tespit tutanağı düzenlenerek 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince mahkemeye gönderilmiş, zilyetleri davaya dâhil edilerek davaya devam edilmiş ve mahkemece, davanın reddine ve … İli, … İlçesi, … Köyü, … Mevkiinde bulunan ve davacının belirtiği orman sınır noktalarına karşılık gelen 150 ada 27 parsel sayılı taşınmazın; fen bilirkişisinin krokisinde olduğu gibi toplam 627,72 m2’lik hali ile tesbit gibi tesciline karar verilen hükmün, davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29/06/2011 gün ve 2011/8563 – 8299 sayılı kararında özetle: “…Ancak, dava konusu taşınmaz kısmî ilân süresinde dava konusu olması nedeniyle 3402 sayılı Yasanın 5. maddesine göre malik hanesi açık olarak mahkemeye gönderilmiştir. Bu durumda, 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesi gereğince malik hanesinin mahkemece hükümle doldurulması gerekir. Yani kadastro hâkimi itirazlı parsele ilişkin olarak düzenli sicil oluşturmak ve kararın hüküm fıkrasında adına tescil kararı verilen kişi veya kişilerin açık kimliklerini ve pay oranlarını belirtmek zorundadır.
Ayrıca, kısa kararda da dava konusu taşınmazın ada, pafta ve parsel numaraları belirtilerek hak sahipleri adına sicil oluşturacak biçimde karar vermek gerekirken, “Davanın reddine” şeklinde sicil oluşturulmadan karar verilmesi…” gereğine değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, 150 ada 27 parsel nolu taşınmazın tamamı 12 hisse kabul edilerek 3 hissesinin davalının eşi … adına, 1 hissesinin davalının kızı … adına, 1 hissesinin davalının kızı … adına, hissesinin davalının oğlu … adına, 1 hissesinin davalının oğlu … adına, 1 hissesinin davalının kızı … adına, 1 hissesinin davalının kızı … adına, 1 hissesinin davalının oğlu … adına, 1 hissesinin davalının kızı İlmihan Akgöz adına, 1 hissesinin davalının kızı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine. Ancak; hükmün 2. bendinin 4.satırında “…hissesinin davalının oğlu … adına…” cümlesinde hisse miktarı yazılmamış olması doğru değil ise de, bu husus, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.Bu sebeple, hükmün 2. bendinin 4. satırında “…hissesinin davalının oğlu … adına…” cümlesinin başına “1” rakamının yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi atfıyla H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/12/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.