Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7868 E. 2012/14280 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7868
KARAR NO : 2012/14280
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 17/01/2012 gün ve 2011/16678 – 2012/237 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … tarafından Medenî Kanunun 1007. maddesi hükmüne göre açılan tescil davasının reddine ilişkin yerel mahkemesinin 17.03.2011 gün ve 2009/244 – 92 sayılı kararının davacı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.01.2012 gün ve 2011/16678 – 237 sayılı kararı ile “Dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen, Kadastro Mahkemesinin 25.04.2005 gün ve 2004/1-2005/5 sayılı kararında söz edildiği gibi, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının ihdasında 2000 dönüm (tahvilen 1.838.000 m2 ) yüzölçümünde olduğu, bu tapu kaydının miktarı 22.201.202 m2’ye çıkartılmışsa da, bu kararın davalı sıfatıyla kimse gösterilmeden çekişmesiz yargı kararı olması nedeniyle Hazineyi bağlamayacağı, tapu kaydını değişebilir nitelikte sınırlar içerdiği, bu nedenle kapsamını yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, miktarından çok fazlaya Koyunlar Köyü 364 ilâ 444, 673 ilâ 677, 743 ilâ 754, 757 ilâ 768, 230, 234, 235, 242, 243, 244, 207, 245, 356 ilâ 363, sayılı Varsak 2454, ilâ 2459, 2475 ilâ 2603, 2611 ilâ 2790, 2797 ilâ 2820, 2863 ilâ 2873, ve 3078 ilâ 3082 numaralı toplam 3.931.926 m2’ye uygulandığı, bu nedenle çekişmeli parseli kapsadığının söylenemeyeceği, davacı gerçek kişinin çekişmeli 229 sayılı parseli için mevcut bir tapu kaydının bulunmadığı, bu nedenle 229 sayılı parsele ilişkin kadastro mahkemesi kararını kesinleşmesi ile zarara uğradığından söz edilemeyeceği belirlenerek, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına” değinilerek onanmış, bu kez davacı gerçek kişiler, kendilerini tapuya güvenerek tapu kaydının miktarını 22.201.202 m2 olduğu zannıyla satın aldıkları, bu nedenle iyi iyi niyetli malik olarak zarara uğradıkları, Medenî Kanunun 1007. maddesinin koruması altında oldukları iddiasıyla daire kararının düzeltilerek, yerel mahkeme kararının bozulmasını istemişlerdir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre, dava Medenî Yasanın 1007. maddesi gereğince tazminata isteminden kaynaklanmaktadır.
Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür.
Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve yasaya da uygundur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 203.00.- TL. para cezası ile Harçlar Yasası uyarınca 43.90.- TL. red harcının düzeltme isteyenden alınmasına 11/12/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.