Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/8217 E. 2012/9200 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8217
KARAR NO : 2012/9200
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım katılanlar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.11.2004 gün ve 2004/5450 – 7567 sayılı bozma kararında özetle “…1942 yılındaki orman sınırlandırma çalışmaları, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Hazine arasında geçen dava konusu hakem kararıyla iptal edilmiş ise de, aynı yer 1976 yılında yapılan 2. sınırlandırılmada tekrar orman içerisine alınmıştır. İlk sınırlandırma hükmen iptal edildiğine göre, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının 1976 yılında yapılan 2. sınırlandırmaya göre belirlenmesi gerekir. 1976 yılında yapılan 2. sınırlandırma da itirazsız olarak kesinleştiğine ve 1988 senesinde nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarılan yerlerden bulunduğuna göre, bu yer, 1988 senesine kadar orman sayılan bir yerdir. Nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarıldığı tarihten tesbit tarihine kadar kazanma süresi ve koşulları geçmemiştir. Tüm bu açıklamalar karşısında dava konusu yerin davacı gerçek kişiler tarafından kazanılmasının mümkün olmayacağı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm bir kısım katılanlar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1976 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ile evvelce tahdit görmeyen yerlerde orman kadastrosu ve 1989 yılında 3302 sayılı Yasaya göre aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 18/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.