Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/8230 E. 2012/9424 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8230
KARAR NO : 2012/9424
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, fen bilirkişi krokisinde gösterilen 1751 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 25.11.1960 tarihinde yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak, davalı …’ın dava konusu yerle bir ilgisinin olmadığı ve aynı yerle ilgili olarak sulh ceza mahkemesinin 2008/339 E. 2009/256 K. sayılı dosyasında sanıklar …’ın beraat ettiği ve diğer sanık Menekşe Canbolat’ın bu yerin kendisine ait olduğunu kabul etmesi üzerine mahkumiyetine karar verildiği ve verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek onanmak suretiyle kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, bakiye karar ve ilâm harcı ile yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davalı … aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderleri ve bakiye karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru değilse de bu yanılgının giderilmesi hükümün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün harç, yargılama gideri ile vekalet ücreti takdirini içeren 3, 4 ve 5 numaralı fıkralarının tamamen iptal edilerek hüküm yerinden çıkartılmasına ve bunun yerine 3 numaralı fıkra olarak ” 3- Davacı Hazinenin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve aynı nedenlerle davacı Hazine yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3402 sayılı Yasanın 6099 sayılı Yasa ile değişik 36/ A maddesi ile geçici 11. maddesine göre; Harç alınmasına yer olmadığına,” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’ nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 25/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.