Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/835 E. 2012/6641 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/835
KARAR NO : 2012/6641
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.03.2011 tarih ve 2011/636-3121 sayılı kararında: “Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasa gereğince orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılmış, 13/08/1993 ilâ 13/02/1994 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiştir. Çekişmeli parsel, Kula kadastro mahkemesinin 1991/74-271 sayılı kararı ile orman niteliğiyle 1993 yılında Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
3402 sayılı Yasanın 26/4 maddesi hükmüne göre “Kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi), her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlar.”. Yine, aynı Yasanın 27/1. maddesine göre “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmazlara ilişkin davalar hakkında o taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.” hükümleri getirilmiştir. Bir başka anlatımla, tespit sırasında tutanak düzenlenmeyen taşınmazlara ilişkin davalara kadastro mahkemesinde bakılamaz. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Somut olayda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro kapsamında davacının talep ettiği taşınmaz ile ilgili herhangi bir kadastro işlemi ve mahalli hukuk mahkemelerinden re’sen aktarılan bir dava bulunmadığı gibi, çekişmeli taşınmaz hakkında tespit tutanağı da düzenlenmemiştir. O halde, dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediğine göre, davanın kadastro mahkemesinde görülemeyeceği ve genel mahkemelerin görevli olacağı resen dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir.
Kadastro mahkemesince, bozma kararına uyulduktan sonra, dava dosyası, görevsizlikle Kula Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman vasfıyla 954 parsel numarası ile hazine adına tapuda kayıtlı olduğu ve çekişmeli taşınmazla ilgili 2/B çalışması yapılmadığı, davacının çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılmasını istemekte aktif dava ehliyetinin ve hukukî yararının bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Orman olarak kesinleşen taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi kapsamında nitelik yitirdiğinin tespiti ve 2/B niteliğiyle tescili istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmaz 954 parsel numarası ile orman vasfıyla hazine adına tapuda kayıtlı olduğundan ve yörede yapılan 2/B madde uygulaması sırasında orman sınırları dışına çıkarılmadığı, 2/B madde uygulamasına konu olmadığı anlaşıldığından, davacının da taşınmazın 2/B madde uygulamasına alınarak orman sınırları ışına çıkarılmasını istemekte hukukî yararı bulunmadığından ve mahkemece bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olduğundan, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/05/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.