YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8379
KARAR NO : 2013/758
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun kısmî ilâna çıkartıldığını, ancak dava dilekçesine ekli paftada İtrz-1 olarak gösterilen alanın orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek, bu alanın orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle dava açmıştır. Daha sonra yapılan kültür arazilerinin kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın tespit tutanağı düzenlenip malik hanesi açık bırakılarak mahkemeye gönderilmiş, mahkemece; tutanak iktisabında zilyet olarak ismi yazılı kişiler davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra; dava konusu 1081 ada 1 nolu parsele yönelik davanın kısmen kabulüne ve fen bilirkişi raporunda (1C) ile gösterilen kısmın davalı … adına yapılan tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (1D) ile gösterilen kısma yönelik davanın reddi ile tespit gibi tesciline, 1103 ada 1 nolu parsele yönelik davanın kısmen kabulüne ve fen bilirkişi raporunda (1B) ile gösterilen kısmın davalı … adına yapılan tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (1A) ile gösterilen kısma yönelik davanın reddi ile tespit gibi tesciline karar verilmiş; davacı … Yönetimi tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.12.2010 tarih, 2010/14111 E., 2010/16537 K. sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Hükme esas alınan raporlarda, dava konusu taşınmazların geniş çevresiyle birlikte komşu taşınmazları gösterir biçimde aplike edilmediği, elle işaretleme yapıldığı, raporun bu haliyle denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ve araştırmaya, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulamaz.
Bu nedenle, mahkemece; usulünce orman araştırması yapılarak, oluşacak sonuca göre malik hanesi açık bırakılarak tutanakları gönderilen taşınmazların kim ya da kimler adına tescil edileceğine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile çekişmeli 1103 ada 1 nolu parselin (1A) ile gösterilen bölümünün, 1081 ada 1 nolu parselin (1A) ile gösterilen bölümünün ve davalı bölüm içinde dere olarak sınırlandırılan bölümün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 1103 ada 1 nolu parselin (1B) ile gösterilen bölümünün … adına, 1081 ada 1 nolu parselin (1B) ile gösterilen bölümünün … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından taşınmazların davaya konu edilmeyen (1B) bölümlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.