Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/8643 E. 2013/1600 K. 21.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8643
KARAR NO : 2013/1600
KARAR TARİHİ : 21.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Kartal 2. Asl.)

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, çekişmeli 6944 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 201,01 m2 yüzölçümlüyle davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazın 2/B madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile Hazine adına tescili talebiyle dava açmıştır. Mahkemenin davanın kabulü ile 6944 ada 20 parselin tapusunun iptaline dair verdiği karar, 20 Hukuk Dairesinin 12.10.2010 gün ve 2010/9906 -12241 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Yargılama sırasında davalının tapu kütüğündeki “… … Caddesi, No: 1, Kartal” adresine dava dilekçesi tebliğe çıkartılmış, davalının bu adreste oturmaması nedeniyle tebligat yapılamadığından ilanen tebliğ edilmiştir. Yargılama sonunda hükümde aynı şekilde ilanen tebliğ edilmiştir. Ne var ki; davalı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde ibraz ettiği belgelerden, davacının 1994 yılından beri “… Mh. … Sk. No; 60/A, Daire 1,” adresinde oturduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, usule uygun bir adres araştırması yapılmadan ilanen tebligat yapılmak suretiyle davalının savunma hakkı kısıtlanmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu] gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra 6944 ada 20 parsel sayılı taşınmaz sicili … Belediye Encümenin 03.03.1998 gün 1998/162 sayılı idari işlemine dayalı olduğu ve sicil dayanağı … Belediye Encümeninin 03.03.1998 gün 1998/162 sayılı kararının iptali yönünden idarî yargı kararına dosya kapsamında rastlanmamış olup, iptal edilmeyen idarî karar geçerliliğini koruduğu ve idarî işlemin geçerliliğini koruduğu sürece Hazine tarafından tapu iptali ve tescil davası açma olanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1989 yılında kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 25.03.1960 tarihinde kesinleşmiştir
6831 sayılı Orman Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı kanunlar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım
arazilerinin satışına ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/04/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Kanunla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16/02/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Kanunun bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 21/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.