Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/8694 E. 2012/13893 K. 04.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8694
KARAR NO : 2012/13893
KARAR TARİHİ : 04.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 22.07.2005 günlü hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili Avukat … tarafından istenilmekle, tayin olunan 02.05.2006 günü için yapılan tebligat üzerine, davacı Hazine vekili Av. Sema Selçuk geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü;

K A R A R

Davacı Hazine, 22.10.2004 tarihli dava dilekçesiyle Göçerler Köyü 25537 ada 6 sayılı parselin, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1976 yılında yapılıp 24.03.1976 tarihinde ilân edilerek 24.03.1977 tarihinde kesinleşen, 6831 sayılı Kanunun, 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın orman sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan tapuya tescil edilip, daha sonra ifraz edilerek dava konusu parselin davalılar adına tapu kaydı oluşturulduğu, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki bu tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli Göçerler Köyü 25537 ada 6 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (D) harfi ile gösterilen 755 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide (C) harfi ile gösterilen 953 m2 yüzölçmündeki bölümün olduğu gibi davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler tarafından taşınmazın (D) harfli bölümüne ilişkin olarak temyiz edilmiştir. .
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 1978 yılında kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde ilân edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilân edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 1708 m2 yüzölçümünde, tapuda davalılar adına kayıtlı olan çekişmeli imar parseli, arazi kadastrosunda T.Sani 1321 tarih 27 sıra numaralı tapu kaydı ve vergi kaydıyla … adına tesbiti kesinleşen 8450 m2 yüzölçümündeki 39, … … adına tesbiti kesinleşen 6700 m2 yüzölçümündeki 40 parsel sayılı taşınmazlar ile ilişkin taşlık ve çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilip, …Vakfının itirazı üzerine, Tapulama Komisyonunca Muratpaşa Vakfı adına tesbiti kesinleşen 52350 m2 yüzölçümündeki 374 parsel sayılı taşınmazın 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre ifrazıyla 02.03.1998 tarihinde oluşmuştur.
1) İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli Göçerler Köyü 25537 ada 6 sayılı parselin … bilirkişi … Aypar ile orman bilirkişileri Neşet … ve Baykan Araslı tarafından düzenlenen 25.06.2005 tarihli rapora ekli krokide, çekişmeli parsel orman tahdit hattına göre (T) harfi ile gösterilen 1582,00 m2 ve (S) harfi ile gösterilen 126,00 m2 (toplam yüzölçümü 1708,00 m2 dir) ve Maki Tefrik işleminde oluşturulan haritasına göre de (C) harfi ile gösterilen 953,00 m2, ve (D) harfi ile gösterilen 755,00 m2 olmak üzere (toplam 1708,00 m2 dir) iki ayrı şekilde bölümlenip, bu krokiye göre Akdeniz Makisi olarak ayrılan (C) harfli bölümünün tamamı (T) harfi ile gösterilen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılan alanda kalırken, muhafaza makisi olarak belirlenen (D) harfli bölümünün içinde kalan ve (S) harfi ile gösterilen 126,00 m2 yüzölçmündeki kısmın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, (D) harflli bölümünün (S) harfli bölümü dışında kalan ancak miktarı bilirkişilerce hesaplanmayan diğer kısmının ise orman sınırları dışında bırakıldığı belirlenmiştir.
Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı Yargıtay kararlar dergisinde yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı için, bu komisyonun yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmez. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulun 30.04.2010 günlü kararında, 3116 sayılı Kanun Hükümlerine Göre Yapılıp Kesinleşen Ve Tapuya Tescil edilen orman kadastro (tahdit) sınırları içinde bulunan ve 1996/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile kabul edilen konu sözü edilen bu içtihadı birleştirmenin kapsamı dışındadır. Aynı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen, ancak tapuya tescil edilmeyen yerlerde 5653 sayılı Kanun ile değişik 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre maki komisyonlarının yaptığı işlemler bir tespit niteliği taşıyıp, teknik ve hukuki anlamda orman kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi değildir. O halde; çekişmeli parselin temyize konu (D) harfli bölümünün kesinleşmiş orman sınırları dışında bırakılan ve aynı krokide (T) harfi ile gösterilen bölümü içinde kalan kısmına yönelik davanın da reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, kesinleşen orman tahditi dışında kaldığı halde, muhafaza makisi içinde bırakıldığının belirlendiği gerekçesiyle, bu bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2) Davalı gerçek kişinin … bilirkişi … ile orman bilirkişileri … ve …. tarafından düzenlenen 25.06.2005 tarihli krokide temyize konu (D) harfi ile gösterilen bölüm içinde kalan ve kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan aynı krokide (S) harfi ile gösterilen 126,00 m2 yüzölçmündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli parselin temyize konu (D) harfli bölümü içinde kalan ve aynı krokide (S) ile gösterilen bu bölüm, Göçerler Köyünde yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, daha sonra, 1977 yılında kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanmışsa da, 6831 sayılı Orman Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2, 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, … orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım
arazilerinin satışına ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/04/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı yasayla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Kanunun bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davlardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli Göçerler Köyü 25537 ada 6 sayılı parselin temyize konu 25.06.2005 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde (D) harfi ile gösterilen bölmünün, orman tahditi dışında kaldığı belirlenen ve (S) harfi ile gösterilen bölümü dışında kalıp, aynı krokide (T) harfi ile gösterilen bölümü içinde kalan kısmına yönelik davanın reddine karar verilmek üzere, bu bölüme ilişkin hükmün BOZULMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile Göçerler Köyü 25537 ada 6 sayılı parselin temyize konu 25.06.2005 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde (D) harfli bölümü içindeki, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanan ve krokide (S) harfi ile gösterilen 126,00 m2 yüzölçmündeki bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA, bu bölüme ilişkin sair temyiz itirazlarının bu aşamada inecelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 04.12.2012 günü oy birliği ile karar verildi.