YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8754
KARAR NO : 2013/1601
KARAR TARİHİ : 21.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 114 ada 12 parsel sayılı 14505,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … ve arkadaşları adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamında Hazineye ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 8.10.1976 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ile 1996 yılında yapılan ve kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki: Hazine çekişmeli taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamında Hazineye ait olduğu iddiasıyla dava açmış olup çekişmeli taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar adına tesbit edilmiş olduğu halde, mahkemece taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı araştırılmamış, taşınmaz üzerinde ziraatcı bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri gösteri, 1960 ve 1970’li yıllara ait memleket haritaları ile 1970 ve 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları getirildikten sonra önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin 1970 -1980’li yıllarda bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği ve tarım arazisi olarak kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E. K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli;
toprak yapıları, bitki örtüleri ve çevreleri incelenmeli; kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası uygulattırılmalı; bilirkişilerden taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın 1970 ve 1980’li yıllarda tarım arazisi olarak kullanılıp kullanılmadığı hava fotoğrafları incelenerek belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın bu tarihlerde ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı, toprağının tarım toprağı niteliğinde bulunup bulunmadığı ve tarım toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp;çekişmeli taşınmazın fiili durumunu da belirtir şekilde rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın zilyetlik yolu ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 21/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.