YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8815
KARAR NO : 2013/1772
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : … ve Ark.
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 182 ada 7 parsel sayılı 1516,88 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla niteliğiyle davacı-davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı …, adına tesbit edilen dava konusu taşınmazın sınırlarının eksik ölçüldüğü iddiasıyla dava açmıştır. Davacı Hazine vekili ise, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, 1086 sayılı HUMK’nın 45. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacı …’nün davasının vazgeçme nedeniyle reddine, davacı-davalı kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının ise esastan reddine ve dava konusu … Köyü, 182 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı gerçek kişi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp 21.05.1993 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye uzman bilirkişi raporuna kesinleşen orman tahdit haritası, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, adına tescil kararı verilen davalı kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığına göre yazılı şekilde kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/3. maddesi gereğince davalı yararına yüksek vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 5 rakamlı bendinde yer alan 1.100.-TL çıkarılarak bunun yerine “200.-TL” yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA 25/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.