YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8954
KARAR NO : 2013/924
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2008 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 245 ada 7 parsel sayılı 1313,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tespit edilmiş olup, halen aynı şekilde tapuda kayıtlıdır. Davacı …, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmasına karşın, 2008 yılında yapılan kadastro tespitine itiraz edilmediğinden davalı adına 245 ada 7 parsel no ile tapu kaydının oluşturulduğunu, davaya konu taşınmaza ilişkin Bayındır … ekiplerince 30/07/1998 tarihli ve 10/03/2007 tarihli suç tutanakları düzenlendiğini ve dayanak 1998 tarihli suç zaptı ile Bayındır Sulh Ceza Mahkemesinde 1998/281 E. – 2000/404 K sayılı dava dosyası ile açılan davanın mahkumiyetle sonuçlandığını, davaya konu taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunu, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu kabul edilse bile 3402 sayılı Yasanın 14. ve TMK.nun 713/1. maddesi hükmünce davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresi koşullarının oluşmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline, yargılama sırasında belirlenecek vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talebiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 245 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davalı tarafından temyizi üzerine, mahkemece 03.5.2012 tarihinde mahkeme kararı süresi geçtikten sonra temyiz edilmiş olduğundan HMK’nun geçici 3/1. maddesi yollamasıyla HMUK’nun 432 ve 437. maddeleri gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş; bu hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan ve kesinleşen orman sınırlandırılması vardır.
Tebligat Kanununun 20 – 21 ve Tüzüğün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesini muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir. 21.11.2011 tarihli mahkeme kararı; Tebligat Kanunun 21. maddesi hükmü gereğince davalının dağıtım saatlerinde tarlada olduğu muhtardan öğrenilerek ve komşusu … …’ın imzadan imtina ettiği tebliğ tutanağına yazılarak ve … …’a haber verilerek 21.3.2012 tarihinde usûlüne uygun şekilde davalıya tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından mahkeme kararının 8 günlük temyiz süresi geçtikten sonra 30.03.2012 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, mahkemenin 03.05.2012 tarihli temyiz talebinin HUMK.’nun 432/4. maddesi gereğince reddine ilişkin hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine 07/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.