Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/9174 E. 2012/14645 K. 19.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9174
KARAR NO : 2012/14645
KARAR TARİHİ : 19.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.10.2005 gün ve 6529 – 12541 sayılı bozma kararı özetle; “ Hazinenin, … Köyü 112 ada 3 sayılı parselin 14040 m2’sinin, 113 ada 1 sayılı parselin ise tamamının öncesinde devlet ormanı sınırları içindeyken, kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı iddiasıyla açtığı tapu iptali tescil davasının reddine karar verilmiş ise de;
… Köyünde 1953 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, 3 parsel sayılı 7500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Mart 1334 D. Tarih 4 numaralı sicilden gelen tapu kayıtları ile … … adına tesbit edildiği, … vereselerinin 10.08.1954 tarihinde tesbite itiraz ettiği, tapulama mahkemesinin 05.07.1966 gün ve 1965/289 – 102 sayılı kararı ile taşınmazın davacının tutunduğu Ekim 1295 tarih 7, 8 ve 9 sıra numaralı tapular kapsamında olmadığı, davalı tarafın tutunduğu R.Evvel 1280 tarih D:2, Varak 42 numaralı tapu kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve tesbit gibi tescile karar verildiği, kararın 24.05.1967 tarihinde kesinleşerek, parselin 15.04.1983 tarihinde hükmen ifraz edildiği ve 111 – 112 sayılı parsellere gittiği, 111 sayılı parselin yenilemeyle, 113 ada 1 sayılı parsel olarak 3750 m2 yüzölçümüyle … adına oluştuğu, yine … Köyü 5 parsel sayılı 57300 yüzölçümündeki taşınmazın, Mart 1334 D. tarih 4 numaralı sicilden gelen tapu kayıtları ile … … adına tesbit edildiği, … vereselerinin itirazı üzerine,Tapulama Mahkemesinin 05.07.1966 gün ve 1965/291-104 sayılı kararı ile taşınmazın davacının tutunduğu Ekim 1295 tarih 7, 8 ve 9 sıra numaralı tapular kapsamında olmadığı, davalı tarafın tutunduğu R.Evvel 1280 tarih D: 2, varak 42 numaralı tapu kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve tesbit gibi tescile karar verildiği, kararın 24.05.1967 tarihinde kesinleşerek, parselin 15.04.1983 tarihinde hükmen ifraz edildiği ve 108, 109 ve 110 sayılı parsellere gittiği, 108 sayılı parselin 21,487 m2 yüzölçümüyle … adına oluştuğu, 1340 m2’sinin yol olarak kamulaştırıldığı, 24.09.1998 tarihinde kesinleşen yenileme ile çekişmeli 112 ada 3 sayılı parsele gittiği,
Mahkemece, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı ile kesinleşmiş orman kadastrosu 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. maddesi ve 3302 sayılı Yasayla değişik 2/B madde uygulamalarına ilişkin haritaların uygulanmasına dayalı olarak yapılan keşifler sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla, 1942 orman kadastrosunda çekişmeli 112 ada 3 sayılı parselin 14040.40 m2 bölümünün, 113 ada 1 parselin ise, tamamının orman sınırları içinde bırakıldığı, bu bölümlerin 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığından tapu sahibine intikal ettiği, … Sulh Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 26.02.1958 gün ve 1957/169-73 sayılı orman kadastrosunun iptaline ilişkin kararı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarının getirtilmediği, Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.02.1958 gün ve 1957/169 – 73 sayılı dosyasının bulunamadığı ve esas defterinde kesinleştiğine ilişkin kayda rastlanmadığının bildirildiği, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi kurulu raporuna ekli krokideki, çekişmeli taşınmazları ilgilendiren 4559 ilâ 4561, 2092 ilâ 2095 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattı, bir örneği dosyasında bulunan orijinal orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin haritadaki aynı orman sınır noktalarını birleştiren hat ile çeliştiği halde, bu çelişkinin üzerinde durulmadığı, bu nedenle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 10 ya da 15 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtları yeterince yaşlı bilirkişiler vasıtasıyla uygulanarak, değişebilir sınır içerip içermedikleri dikkate alınarak 3402 sayılı Yasanın 20. ve 21. maddeleri gereğince kapsamları ve çekişmeli taşınmazların bu kapsamda kalıp kalmadığının belirlenmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne, 112 ada 3 parselin 10.05.11 tarihli krokide (B) işaretli 14040 m2 bölümünün tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline,bu bölüme 1744 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarıldığı şerhinin konulmasına, 113 ada 1 parsele yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Mergenli Köyünde 1942 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu yapılıp kesinleşmiş, Mergenli Köyünden ayrılan … Köyünde 1979 yılında 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması yapılmış, 1986 yılında 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış, dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
1) 113 ada 1 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; çekişmeli taşınmazın geldisi olan 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin daha önceki malik … Başoğlu ile Orman Yönetimi arasında görülüp kesinleşen Sulh Hukuk Mahkemesinin 1957/169-1958/73 sayılı orman kadastrosuna itiraz davası sonucu taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılılmasına karar verildiği ve bu durumun Hazine yönünden güçlü delil niteliği taşıdığı gözönünde bulundurularak 113 ada 1 parsel yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre bu parsele yönelik hükmün onanması gerekmiştir.
2) Ancak, 112 ada 3 parselin bir bölümünün orman sınırı dışına çıkarıldığı anlaşılmakla bu bölümün davalı adına kayıtlı tapusunun iptaline karar verilmiştir. 6831 sayılı Orman Yasasının 1744 sayılı Yasa ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, … orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa ”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Yasayla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasa ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Yasanın bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, 113 ada 1 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, 112 ada 3 parsel yönünden temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın bu parsele yönelik hükmün BOZULMASINA 19/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.