YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9210
KARAR NO : 2012/14814
KARAR TARİHİ : 21.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 03.10.2005 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü, Eğiste Deresi Mevkiinde bulunan bağ ve bahçe vasfında, 600 ve 2500 m² yüzölçümündeki taşınmazların bulunduğu yerde kadastro yapılmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek, taşınmazların Medenî Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescili istemiyle … Sulh Hukuk Mahkemesine dava açmıştır. Yargılama davam ederken çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan arazi kadastrosu sırasında, çekişmeli taşınmaz hakkında … Köyü, 306 ada 74 parsel sayısı ve 50879,21 m² yüzölçümü ile sulh hukuk mahkemesinin 2005/256 esas sayılı dosyasında davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi boş bırakılarak kadastro tutanağı düzenlenmiştir. Bunun üzerine … Sulh Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı ile dosya kadastro mahkemesine devredilmiştir. Kadastro mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli 306 ada 74 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 30.11.2010 tarih ve 2010/1411 – 7050 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan,Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 30.11.2010 tarih ve 2010/1411 – 7050 sayılı kararında özetle; “Dava konusu 306 ada 74 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbiti, davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Tesbitten önce, davacı tarafından açılan tescil davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın tesbitinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5. maddesi hükmüne göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu suretle tesbiti yapılan taşınmazın 30 günlük askı ilânının kadastro mahkemesince yapılması zorunlu olduğu halde, kadastro mahkemesince yöntemine uygun şekilde askı ilânı yapılmamıştır. Askı ilânı yapılmadıkça ve Yasa’nın 11. maddesinde öngörülen 30 günlük süre dolmadıkça duruşmaya başlanması olanaksızdır. O halde, öncelikle çekişmeli taşınmazla ilgili, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11 ve 27. maddelerinde öngörülen şekilde yöntemine uygun askı ilânı yapılmalı, askı ilân süresi dolduktan sonra davaya bakılmalıdır.”gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra; davanın reddine ve çekişmeli 306 ada 74 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfıyla davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK 713. maddesi gereğince açılan tescil davası iken, yargılama devam ederken çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden, kadastro tesbitine itiraza dönüşmüştür.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/12/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.