YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9401
KARAR NO : 2013/1378
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 02.11.2007 tarihli dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği…Tarlası Mevkiinde bulunan taşınmazın, ataları tarafından imar ve ihya edilerek tarım alanı olarak kullanılırken kendisine intikal ve taksim ile kendilerine geçtiğini, yararına eklemeli olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek, adına tapuya tescilini istemiştir. Hazine davanın reddine ve tescil davasına konu olan taşınmazın adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, Antalya … İlçesi, … Köyünde bulunan 13.09.2008 tarihli fen bilirkişi krokisinde (D) harfi ile gösterilen 6779 m² yüzölçümündeki taşınmazın, … adına tesciline, diğer bölümler için açılan davanın REDDİNE ilişkin verilen karar, davalı Hazine tarafından (D) harfi ile gösterilen bölümüne, davacı gerçek kişi tarafından ise yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmekle, Dairece 18.03.2010 gün ve 2010/190-3449 sayılı karar ile davacının avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine yönelik tüm temyiz itirzlarınının reddine, Hazinenin temyz itirazlarının kanulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece öncelikle, ilgisi yönünden davasını Köy Tüzel Kişiliği ile Orman Yönetimine yaygınlaştırması için olanak verilmesi, yaygınlaştırıldığı takdirde, Orman yönetimi ve Köy Tüzel Kişiliğinin delillerinin sorulması ve toplanması, 8299/A, 8300/A, 8300/B, 8303/A numaralı O.S.N.’larının ne şekilde tesis edildiği Orman Kadastro Komisyonundan sorularak, tesisine ilişkin çalışma ya da düzeltme tutanakları, 1945 yılında yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanakları ile 1945 yılında düzenlenip 1980 yılına kadar kullanılan 8298, 8299, 8300, 8301, 8302, 8303, 8304, 8305 ve 8306 numaralı orman sınır noktalarını içeren orman tahdit haritası renklendirilmiş onaylı suretinin getirtilip dosyasına eklenmesi, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, üç ziraat mühendisi, bir jeolog bilirkişi, bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılması, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağının sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümünün birleşik harita üzerinde gösterilmesi, yapılan araştırma ve inceleme sonunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde bu kez taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olup olmadığının saptanması, taşınmazın eski ve yeni niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınması, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde mera çalışması yapılıp yapılmadığı, mera tahsis kararı, mera nitelikli tapu yada vergi kaydı bulunup bulunmadığı, davacı ya da bayii veya murisyeri için ecrimisil tahakkuk ettirilip ettirilmediği, ettirildi ise ödeyip ödemedikleri taşınmazın belediye imar planı, nazım imar planı veya uygulamalı imar planı bulunup bulunmadığı, taşınmazın bu planların içinde olup olmadığı sorularak, bu hususlara ilişkin tüm karar, belge ya da haritalarının getirtilip dosyasına eklenmesi, keşif sırasında taşınmazı çeşitli
yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulması, davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idarî tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, 3402 sayılı Kanunun 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının usulüne uygun yapılması, ziraat mühendisinden sulu tarım arazisi olup olmadığına ilişkin 5403 sayılı Kanunun 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine uygun rapor alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın KISMEN KABULÜNE ve fen bilirkişisinin 13.12.2011 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 6186 m² işaretli bölümün davacı gerçek kişi adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, reddedilen bölüm yönünden 977,28.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından (B) harfi ile gösterilen bölümüne, davacı vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ve ihya ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medenî Kanunun 713. maddesi gereğince tapuya tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 1982 yılında 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 3 numaralı ekip tarafından yapılıp, 24.09.1982 tarihinde ilân edilen, aplikasyon ve 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması, 1987 yılında 5 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılıp 17.06.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu işlemi 1980 yılında yapılmış ve sonuçları 27.11.1980 – 27.12.1980 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Bu çalışmada çekişmeli yer paftasında çalılık olarak yazılmak suretiyle tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, bozma ilâmına uyulmasına rağmen gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma kararında davanın Köy Tüzel Kişiliği ve Orman Yönetimine yaygınlaştırılması gereğine değinildiği halde, husumet yaygınlaştırılmadan davanın esası hakkında hüküm kurulmuştur. Medenî Kanunun 713. maddesi gereğince tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın tapu siciline kaydı amacıyla açılan tescil davalarında husumet, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisi ile birlikte taşınmaz köy sınırları içerisinde ise Köy Tüzel Kişiliğine, belediye sınırları içerisinde ise ilgili belediye başkanlığına yöneltilmelidir. Somut olayda; yörede yapılan kadastro çalışmalarında tescil harici bırakılan taşınmazın tescili talep edildiğinden ve taşınmazın … Köyü’nde bulunması nedeniyle davalı Hazine yanında husumetin köy tüzelkişiliğine ve ilgisi nedeniyle Orman Yönetimine yöneltilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenle ve hükmüne uyulan bozma kararı gereğince husumetin yaygınlaştırılması gerekirken bu yön gözden kaçırılarak uyuşmazlığın esastan çözümü yoluna gidilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekili ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.