Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/9584 E. 2013/1761 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9584
KARAR NO : 2013/1761
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 205 ada 1 parsel sayılı 944,14 m² yüzölçümündeki taşınmaz “ham toprak” niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın müvekkili adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, taşınmazın kayalık niteliğinde olduğu ve davacı kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine ve dava konusu … Köyü, 205 ada 1 parsel sayılı taşınmazın “KAYALIK” niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp 21.05.1993 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacı kişi yararına 3402 sayılı Kanununun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; dava konusu olmadığı halde tutanak aslı davalı şerhi ile dosyaya getirtilen 205 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının olağan usulle kesinleştirilmesi için kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesi ve davacı gerçek kişinin açtığı dava reddedildiğine göre, dava konusu 205 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesinde düzenlenen “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü de göz ardı edilerek, taşınmazın “HAM TOPRAK” olarak tespit edilen niteliğinin resen “KAYALIK” olarak değiştirilmesi doğru değil ise de, belirtilen bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasına son bent olarak “davacı adına tespit edilen ve dava konusu olmadığı halde tutanak aslı dosyaya davalı şerhi ile gönderilen … Köyü, 205 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının olağan yolla kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine” cümlesinin
yazılması, yine hüküm fıkrasının ikinci bendi hükümden tamamen çıkartılarak, yerine “2-Dava konusu, … İlçesi, … Köyü 205 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesi yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.