YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9615
KARAR NO : 2013/1728
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalı … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 182 ada 6 parsel sayılı 2603,41 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla niteliğiyle davalı gerçek kişi adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … Köyü, 182 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile 20.12.2011 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) ile gösterilen 461,68 m² yüzölçümündeki bölümün orman niteliğiyle Hazine adına, aynı krokide (A) ile gösterilen 2141,73 m² yüzölçümündeki bölümün ise, tarla niteliğiyle davalı gerçek kişi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile davalı gerçek kişi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp 21.05.1993 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli 182 ada 6 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile gösterilen bölümünün 1949 tarihli hava fotoğrafında orman niteliğinde olduğu, aynı krokide (A) ile gösterilen bölümünün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve krokide (A) ile gösterilen bölüm yönünden adına tescil kararı verilen davalı kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazine ile davalı gerçek kişi vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine 25/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.