Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/9856 E. 2012/12461 K. 12.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9856
KARAR NO : 2012/12461
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
..Köyü 124 ada 30 parsel sayılı 13527,52 m2 ve 128 ada 1 parsel sayılı 45630,83 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan, 124 ada 30 parsel belgesizden, 128 ada 1 parsel Kasım 1986 tarih 3 nolu tapu kaydı revizyon görerek tarla niteliği ile …adına tesbit edilmiştir.
Davacı .., 03.04.1997 tarihli dava dilekçesinde, … Köyünde Mart 1997 tarih 3 noda tapuya kayıtlı 56856 m2 taşınmazının maliki olduğunu, … tarafından taşınmazın içinden Pekmezci yolu olarak bilinen köy yolunun yön değiştirilerek geçirilip, Kaymakamlık men kararları aldırılarak, taşınmazının kendisine kullandırılmadığını iddia ederek, davalının elatmasının önlenmesi istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır. Davanın devamı sırasında yörede arazi kadastrosu yapılarak davalı taşınmazlara tutanak düzenlenmiş, mahkemece görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine gönderilmiş, dava kadastro tesbitine itiraza dönüşmüştür. Mahkemece dava konusu taşınmazlar 128 ada 1 ve 124 ada 30 parsellerin çapı içinde kaldığından davanın kabulüne, davalı tarafın elatmasının önlenmesine, dava konusu taşınmazların tutanağının kesinleştirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tesbitine itiraz ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tesbitinden önce genel mahkemelerde dava bulunduğundan, 3402 sayılı Yasanın 27 ve 28. maddelerine göre malik hanesi açık olarak tesbit tutanağı düzenlenmesi ve aynı yasanın 30/2. maddesi gereğince kadastro hâkimi gerekli incelemeyi yaptıktan sonra kimin adına tescil edileceğine karar vermesi gerekir.
Öncelikle dava konusu taşınmazların tutanak asılları davalıdır şerhi verdirilerek dosyaya getirtilmeli, davacının dayandığı ve 128 ada 1 parsele revizyon gören Mart 1997 tarih 3 nolu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile ve kadastro sırasında revizyon gördüğü parsellerle birlikte getirtilip dosyaya konulmalı, taşınmazın bulunduğu köyde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı sorularak yapıldı ise; işe başlama, çalışma ve askı ilân tutanakları ile kesinleşmiş orman tahdit haritası Orman İşletme Müdürlüğünden istenerek, yapılmamış ise; Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir
Mahkemece, eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarih ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 tarih ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 tarih ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmiş ise, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olduğunun saptanması halinde; ormanlardan tapu ve zilyetlik yoluyla yer kazanılamayacağından ve ormanlarda sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceğinden taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescili gerekir. Dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, davacının dayandığı ve 128 ada 1 parsele revizyon gören Temmuz 1957 tarih 3 nolu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile ve kadastro sırasında revizyon gördüğü parsellerle birlikte getirtilip, dayanak tapu kaydı sınırları mahalli bilirkişi yardımıyla zeminde tek tek bulunarak fen bilirkişi krokisi üzerine işaretlenmeli, tapu kaydı 3402 sayılı Yasanın 20. maddesi gereğince zemine uygulanarak, zeminde tam ve kesin kapsamı belirlenmeli, güney sınırı orman okuduğundan ve güneyde 128 ada 29 nolu orman parseli bulunduğundan 20/c maddesi gereğince miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmeli, miktar fazlasının sınırdaki ormandan açıldığı kabul edilmeli, sınırlarda adları okunan komşular çizilecek kroki üzerine kadastro tespit malikleri ile bağ kurularak yazılıp, keşfi izleme olanağı saptanmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine
12.11.2012 günü oybirliği ile karar verildi.