YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/999
KARAR NO : 2012/6745
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve dahili davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler 03.03.2008 tarihli dilekçeleriyle, ….. ilçesi, ….. mevkii 1457 sayılı parselin 1959 yılında genel kadastroda murisleri …..oğlu …… Avcı adına tespit edildiği, ancak bu taşınmazın ormandan çıkma yerler olduğu, özel mülkiyete konu edilemeyeceği iddiasıyla Hazine tarafından açılan davanın kabulüne, parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tesciline ilişkin, Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/2483 esas ve 2004/265 karar sayılı kararının kesinleştiği, bu şekilde zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00.-TL zararın, tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarihten başlayarak hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile kendisine verilmesini istemiş, davayı Orman Yönetimine yaygınlaştırmıştır.
Mahkemenin, davanın idarenin eylem ve işleminden doğduğu, davanın idarî yargıda görüleceği gerekçesiyle, davanın yargı yolu görevsizliği nedeniyle reddine ilişkin 28.05.2009 gün ve 2008/61-256 sayılı kararı, davacı gerçek kişiler ile dahili davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, yerel mahkeme kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25.01.2011 gün ve 2010/14311-589 sayılı kararı ile “Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan bütün zararlardan, Devletin sorumlu olduğu bu sorumluluğun asıl, nesnel ve objektif olduğu, bu nedenle zarara uğrayanın zararın ödetilmesini doğrudan devletten isteyebileceği, bu sorumluluk türünde Borçlar Yasasının haksız eylemden doğan sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı, kadastrodan tescil aşamasına kadar tapu işlemlerinin bir bütün olduğu, bu işlemler sırasında oluşan zararlardan devletin sorumlu olduğu, bu sorumluluğunu tapuya güven ilkesinin sonucu olduğu, bu kapsamda davaya adli yargıda bakılması” gerektiğine değinilerek bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez davanın kısmen kabulüne, 6.581,25.- TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davcı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ile dahili davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre, dava; tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle, Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince açılan tazminat istemine ilişkindir.
1) Hazinenin temyiz itirazları yönünden; mülkiyet hakkı, Anayasanın 35. maddesi ve bu maddeye uygun olarak çıkarılan yasalarla korunduğu gibi, 5170 sayılı Yasa ile değişik Anayasanın 90. maddesi ile kanun hükmünde olduğu kabul edilen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün 1. maddesiyle de güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), TURGUT VE DİĞERLERİ-TÜRKİYE davası kararında, Devlet tarafından tazminat ödenmeksizin taşınmazın geri alınmasının, orantısız bir müdahale olduğunu ve söz konusu davada tazminat ödememeyi gerektirecek istisnai şartların bulunmadığına işaret ederek, kamu yararı ile bireysel haklar arasındaki adil dengenin kurulamamasını ihlal nedeni olarak saymış; KÖKTEPE-TÜRKİYE davasında ise, başvuranlara uygulanan mülkiyetten yoksun bırakma işlemine gerekçe olarak gösterilen tabiatın ve ormanların korunması amacının, 1 No.’lu Ek Protokol’ün 1.maddesi anlamında kamu yararı kapsamına girdiğine dikkat çekmekle birlikte, mülkiyetten yoksun bırakma halinde, ihtilaf konusu tedbirin arzu edilen dengeye riayet edip etmediğinin ve bilhassa da başvuranlara orantısız bir yük yükleyip yüklemediğinin belirlenmesi için, iç hukukta öngörülen telafi yöntemlerinin dikkate alınması gerektiğini hatırlatarak, mülkün değerine karşılık gelen makul bir meblağın ödenmeden, mülkten mahrum bırakmanın aşırı bir müdahale teşkil edeceğini ifade etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.11.2009 gün ve 2009/4-383 E., 2009/517 K.; 16.06.2010 gün ve 2010/4-349 E. 2010/318 K sayılı kararlarında da vurgulandığı gibi, tapu işlemleri kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan T.M.K. m. 1007 anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Burada Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Bu işlemler nedeniyle zarar görenler, Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince, zararlarının tazmini için, Borçlar Yasasının 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilirler.
Ne var ki; Medeni Yasanın 1007. maddesi hükmüne göre, tazminata hükmedilebilmesi için, diğer koşulların aynı sıra, “Tapu sicilinin tutulması nedeniyle bir zarar doğmuş olmalıdır.” Somut olayda; tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesiyle bir zarar oluştuğu kabul edilebilirse de, 26.04.2012 gün ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 19.04.2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasanın “2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtlarının bedel alınmaksızın geçerli kabul edileceği ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmelerinin terkin edilerek tescillerinin aynen devam edeceği, bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılamayacağı, açılan davalardan vazgeçileceği, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılacağı, ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanunî mirasçılarına iade edileceği; aynı Yasanın 7. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin haklarının bu sürenin bitimiyle birlikte sona ereceği, bu kişilerin idareden başkaca talepte bulunamayacakları, hak ve tazminat talep edemeyecekleri ve dava açamayacakları öngörülmektedir. Tapusu iptal edilen taşınmazın, 6292 sayılı Yasanın sözü edilen hükümlerine göre tekrar tapu sahibine iade edilmesi halinde, davacı tarafın zararı izale edilip, tazminata hükmedebilmek için zorunlu unsur olan zarar gerçekleşmeyeceği için, taraflara yasadan kaynaklanan yetkilerinin kullandırılması ve sonucuna göre işlem yapılması için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmektedir.
2) Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; Medeni Yasanın 1007 maddesi hükmüne göre, devlet tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararlardan objektif olarak devlet sorumlu olup, tapu sicilinin tutulması sırasında oluşan zararların tazmini için açılan davada Orman Yönetiminin davalı sıfatı bulunmadığı gözetilerek, Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, bu konuda hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendte açıklanan nedenlerle, Hazinenin; ikinci bentde açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 08/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.