Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/1013 E. 2013/5690 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1013
KARAR NO : 2013/5690
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine ile dahili davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı – karşı davalı … 23.10.2003 tarihli Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçesiyle… köyü, İğdeli Mevkiinde kain, doğusu yol, batısı eski köy yolu, Kuzeyi; … tarlası, Güneyi; yol ve mezarlık ile çevrili taşınmazın, müvekkili ile davalı Zühra’nın müşterek babaları … ‘a ait olduğunu, … ‘un 12/09/2003 tarihinde öldüğünü, geride miraçsı olarak davacı ve davalının kaldığını, taşınmazın 1/2 hissesinin müvekkiline ait olduğu halde, davalının bu taşınmazın tamamının kullandığını, müvekkilinin payına düşen 1/2 hisseye haksız müdahaleye son verilmesini istediğini ancak davalının ölünceye kadar bakım sözleşmesine istinaden taşınmazı iktisap ettiğinden bahisle haksız zilyetliğini sürdürmeye davam ettiğini, dava konusu taşınmaza … ‘un 20 yılı aşkın bir süreden beri malik sıfatıyla zilyet olduğunu, ölümü ile de 1/2 payın müvekkiline isabet ettiğini iddia ederek, davalının haksız müdahalesinin men’i ile taşınmazın 1/2 hissesinin müvekkili, 1/2 hissesinin ise davalı adına tapuya tesciline karar verilmesi talebiyle dava açmıştır.
Davalı – karşı davacı …, taşınmazın, kendisine ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığında verildiğini iddia ederek, davacının davasının reddi ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
Yargılama sırasında yörede genel arazi kadastrosu yapılmış ve … Köyü 207 ada 18 parsel sayılı 6908,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, asliye hukuk mahkemesinin 2003/111 Esas sayılı dosyasıyla davalı olduğu bildirilerek malik hanesi boş bırakılmak suretiyle sınırlandırılmış; 207 ada 27 parsel sayılı 1231,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlikle dosyayı kadastro mahkemesine göndermiştir.
Mahkemece, …’un davasının reddine; … davasının kısmen kabulüyle 207 ada 18 nolu parseldeki taşınmazın Zühra Kaval adına tespit ve tesciline, 207 ada 27 nolu parseldeki taşınmazın mavi renge boyalı olarak gösterilen 886.39 m²’lik kısmının Zühra Kaval adına ve geriye kalan 345.44 m²’lik ve (B) harfi ile gösterilen kısmın orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalı Hazine ile dahili davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yargılama sırasında yapılan ve 31.12.2006 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Çekişmeli 204 ada 18 parsel ile 207 ada 27 parsel sayılı taşınmazın 886,39 m2’lik kısmının muris … Uçkan tarafından düzenlenen 15.02.2002 tarihli senetle ölünceye kadar bakma şartıyla …’a verilen yer olduğu belirlenmiştir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısına ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmelerdir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz (BK. 612 Mad.). O halde, MK.’nun 545. maddesinde düzenlenen miras sözleşmesi için öngörülen şekil şartları, ölünceye kadar bakma sözleşmesi için de uygulanacaktır. Ölünceye kadar bakım sözleşmesini düzenlemeye yetkili resmî memurlar; noter, sulh hâkimi ve tapu memurlarıdır.  Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, iki tarafa borç yükleyen ve niteliği gereği resmî vasiyatname şeklinde sulh hâkimi, noter veya tapu memuru tarafından yapılan sözleşmelerdir. Şekil şartlarına uyulmaması halinde, sözleşme geçerli sayılmaz. Ancak, sözleşmeden doğan bütün yükümlülükleri yerine getiren bakım borçlusuna karşı, sonradan şekil noksanlığı nedeniyle sözleşmenin iptalini istemek, iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığından, 16. Hukuk Dairesinin 1992/7828 – 6695 sayılı kararında belirtildiği gibi muris … tarafından düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesi kanunî şekle uygun düzenlenmemesine rağmen, sözleşmenin tarafı olan …’ın sözleşmenin öngördüğü yükümlüklerini, ortada geçerli bir sözleşme varmış gibi yerine getirdiği ve ölene kadar babası … Uçkan’a baktığı anlaşılmakta olup, bu durumda bakım alacaklısı ölene kadar sözleşmenin iptalini istemediği gibi, çekişmeli taşınmazın zilyetliğini de …’a devretmiş olduğundan, diğer mirasçı olan davacı …. tarafından artık sözleşmenin şekil şartı nedeniyle geçersiz olduğunun ileri sürülmüş olması Medenî Kanunun 2. maddesinde ifade edilen iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağından ve uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 207 ada 18 parselin tamamı ile 207 ada 27 parselin 886,39 m2’lik kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 207 ada 27 parsel sayılı taşınmazın 886,39 m2’lik kısmının ölünceye kadar bakma sözleşmesine konu olan taşınmaz sınırları içinde kalan ve asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olan alan içinde kaldığı anlaşıldığından, davacı Ulviye Uçkan ile davalı Hazine ile dahili davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarını reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine ve gerçek kişiye ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 16/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.