YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1158
KARAR NO : 2013/5000
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …. Köyü, 101 ada 920 parsel sayılı 3011,76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satış nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir.Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli 101 ada 920 parselin kadastro tesbitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 04.07.1975 tarihinde 1744 sayılı Kanuna göre ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece çekişmeli 101 ada 920 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık konumunda olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de; ulaşılan sonuç ve dayanılan gerekçe dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; davacı … Yönetimi kesinleşmiş tahdite dayalı olarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan uygulama sonucunda taşınmazın tamamının kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı belirlenmiştir. Kesinleşen orman sınırı dışında kalan taşınmaz için Hazinenin usûlünce açılmış bir davası olmadığı gibi 3402 sayılı Kanunun 26/D. maddesi gereğince davaya da katılımı bulunmadığı halde, mahkemece kesinleşen orman sınırı dışında kalan taşınmazın orman içi açıklık konumunda olduğu ve tamamının orman sayılan yer olduğu kabul edilmiştir. Halbuki eylemli orman konumunda olmayan orman içi açıklıkların niteliği, ancak; Hazine tarafından açılacak davalarda tartışılabilir. O halde, mahkemece, Hazinenin usûlünce açılmış bir davası ve 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereğince katılımı da bulunmadığı gözönünde bulundurularak istemle bağlı kalınarak kesinleşen orman kadastro sınırı dikkate alınarak karar verilmesi gerekir. Bu nedenle, Orman Yönetiminin kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı belirlenen 101 ada 920 parsele yönelik açtığı davanın reddine, taşınmazın tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilerek taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 02/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.