Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/1193 E. 2013/5759 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1193
KARAR NO : 2013/5759
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi(Müstemir Yetkili)
DAHİLİ DAVALI : Hazine

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı 01/07/2010 tarihli dava dilekçesi ile Kısık Köyü kadastro çalışma alanı içinde bulunan 6831 sayılı Orman Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereğince yapılan tahdit ve tespitlerde; kendisine halefiyet yolu ile kalan ve 30 yıldır zilyet olarak kullandığı 109 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 4,78 m2’sinin kendisinin kullanımında olduğunun tespitinin yapıldığını, ancak kendisinin kullanımında ve 2/B alanı olan taşınmazın büyük kısmının orman alanı içinde kaldığını iddia ederek dava konusu taşınmazın ölçümünün tekrar yapılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın reddine, dava konusu 109 ada 10 parsel sayılı taşınmazın maliye hazinesi adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı … Yönetimi tarafından esasa yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereğince açılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1948 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca orman kadastrosu yapılarak kesinleşmiş, 1984 yılında, 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması yapılmış 12.12.1985 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiş ve 1998 yılında, 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması yapılmış ve 05.05.1999 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
1) Davalı … Yönetiminin temyiz itirazları yönünden;
3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereği yapılan kullanım kadastrosuna itiraz davalarında kişilerce açılan davanın Maliye Hazinesi taraf gösterilerek açılması gerektiği halde, Orman Yönetimine karşı açıldığı, Maliye Hazinesinin ise sonradan davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlandığı, Orman Yönetiminin davada taraf olmadığı, davacının dava dilekçesinde husumet yöneltmesinin Yönetime gerçek anlamda taraf sıfatı veremeyeceği, davada taraf olmayanın da hükmü temyiz edemeyeceği usul hükümlerinden olduğundan Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2) Davacı …’ın temyiz itirazlarına gelince;
Davacı …, 6831 sayılı Orman Kanunun 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunun ek 4. maddesi gereği yapılan çalışmalarda, 4,78 m2 yüzölçümündeki 109 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kendisinin kullanımında olduğunun tespit edildiğini, oysa kullandığı alanın daha büyük olduğu, bu kısmın orman içinde kaldığı iddiası ile açtığı davada, mahkemece, yöntemine uygun yapılan araştırmada, davacının dava konusu yaptığı yerin 1020 m2 yüzölçümlü alanın orman sınırı içinde kaldığı ve kullanım kadastrosuna tabi olmadığı anlaşıldığından, davacı …’ın temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak davalı Maliye Hazinesi ve Orman Yönetimine karşı açılan davanın sebepleri aynı olduğuna göre Hazine ve Orman Yönetimi lehine tek vekâlet ücretinin, Kadastro Kanunun 31/3 maddesi gereği takdiren hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı davalılar lehine ayrı ayrı 1200.-TL vekâlet ücret takdiri doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 4. ve 5. fıkralarının çıkarılarak 4. fıkra olarak “davalı … ve Orman İdaresi vekilleri için 3402 sayılı Kadastro Kanunun 31/3 maddesi gereği 500.- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Hazine ve Orman Yönetimine verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, davacı …’ın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün düzeltilerek ONANMASINA, yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine 16/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.