YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1349
KARAR NO : 2013/5543
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … vekili ile … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Yalova İlçesi, Ortaburun Köyü eski 552 yeni 107 ada 56 parsel sayılı 21.625 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak tarla niteliği ile … adına adına tesbit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı, Devlet Ormanı olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalıların müdahalelerinin önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne; 107 ada 56 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline, davalıların müdahalesinin men’ine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından, kararın Anayasaya, AİHS’e, mevzuata, hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu gerekçesi ve re’sen anlaşılacak nedenlerle; davalı … tarafından, dava açma süresinin geçtiği ve tapuya güven ilkesinin zedelendiği gerekçeleri ve re’sen anlaşılacak nedenlerle ve davalı … tarafından da davanın zamanaşımına uğradığı, taşınmazın orman vasfında olmadığı ve bilirkişi raporunun esik olduğu gerekçeleri ve re’sen anlaşılacak nedenlerle temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil ile müdahalenin men’i istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, 1964 yılında yapılıp 22/04/1965 – 22/05/1965 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu ile 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp 02/02/1993 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışması vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına, tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescillerine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına ve davalılarca da tazminat davası açılabileceğine göre, tapu iptali ve tescile yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı gerçek kişilerin elatmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Türk Medenî Kanununun 683. maddesi uyarınca, mülkiyet hakkı bulunan malik, hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine, aynı hüküm uyarınca, haksız bir elatma varsa, anılan hüküm, malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda; davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz, davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlıdır. Davalı gerçek kişiler, dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf ettiğinden,
davalıların dava konusu taşınmaza haksız bir elatmasından söz edilemez. Bu itibarla, Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde gösterilen nedenlerle, davalılar … vekili ile … ve …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile taşınmazın tapu kaydının iptali yönünde kurulan usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) İki numaralı bentde gösterilen nedenler ile davalılar … vekili ile … ve …’ın elatmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile elatmanın önlenmesine ilişkin hükmün BOZULMASINA 14/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.