Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/1558 E. 2013/3232 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1558
KARAR NO : 2013/3232
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar, zilyetliğe dayanarak yörede 2009 tarihinde ilk kez yapılan ve 17.03.2009 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında …. Köyünde bulunan bir parça taşınmazın orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Mahkemece, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı, 6 aylık süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açtığına göre, öncelikle taşınmazın orman tahdidi içine alınıp alınmadığının belirlenmesi gerekir. Yapılan keşif, uygulama ve alınan orman bilirkişi raporuna dayalı araştırma ve inceleme de, taşınmazın kısmen tahdit haritası kapsamında kaldığı belirlenmiştir. Ne varki, uygulama yapılırken orman çalışma tutanakları incelenmemiştir. Orman kadastro tutanaklarının taşınmaza ilişkin 57-58 ve 59 nolu orman sınır noktalarının tarifinde; “57 nolu orman sınır noktasından itibaren orman sınır hattı kuzey yönde düz hatla sağ taraf Çakıltepe Devlet Ormanı, sol tarafta H.Hüseyin Küçükkaya’ya ait bahçe olmak üzere takiple bu bahçenin doğu kenarına gelindiği tesbit edilerek buradaki yerli kayaya 58 nolu orman sınır noktası tesis edildi. Bu noktadan itibaren orman sınır hattı kuzeybatı yönde düz hatla sağ taraf Çakıltepe Devlet Ormanı, sol taraf aynı bahçe olmak üzere takiben bu bahçesenin kuzeyine H.Hüseyin Küçükkaya’ya ait arazinin güney köşesindeki direğe gelindiği tesbit edilerek, bu direğe 59 nolu orman sınır noktası tesis edilmiştir.” denilmektedir. 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. maddesinde yazılı, “Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında; tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır. Sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır” hükmü gereğince, orman tahdit haritalarının çalışma tutanaklarına uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Orman tahdit haritası ile tutanaklarının zeminde çeliştiği durumlarda tutanaklara değer verilmek suretiyle soruna çözüm bulunabilir. Yapılan orman kadastrosu henüz kesinleşmediğine, tutanaklardaki anlatımlara göre de davalı taşınmaz tahdit dışında bırakıldığına göre, mahkemece tutanaklara uygun kroki düzenlettirilmek suretiyle taşınmazın orman tahdidi dışında kaldığının tesbiti gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 25/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.