YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1618
KARAR NO : 2013/5890
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, …Merkez, … Birliği, 253 parsel sayılı 4.840 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kiraz bahçesi niteliği ile … Yaylalı adına tesbit edilmiş, taşınmaz satış yolu ile 15/01/1986 tarihinde davalı … adına tescil edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sınırları içine alınan ve… Kadastro Mahkemesinin 2006/63 E – 2008/5 K sayılı hükmüne konu olan ve ekteki krokide koordinatları gösterilen kısmın tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının müdahalelerinin önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, 253 parsel sayılı taşınmazın 19/07/2012 tarihli raporda (B) harfi ile gösterilen 1.157,00 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile, orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı …, tarafından, davanı zamanaşımına uğradığı, kararın AİHS’e aykırı olduğu ve taşınmazın orman olmadığı gerekçesi ve re’sen araştırılacak nedenlerle temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil ve müdahalenin menine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, 1956 yılında yapılıp 05/01/1957 – 05/02/1957 tarihlerinde ilân edilen arazi kadastrosu ile 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp 24/04/2006 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, usûlüne uygun karar verildiğine, Manisa Kadastro Mahkemesinin 2006/63 E-2008/5 K sayılı kararında çekişmeli taşınmazın orman sayılan alanda kaldığı belirlendiği ve bu kararın kesinleştiği ve taraflar arasında kesin hüküm teşkil ettiği anlaşıldığına göre davanın reddinde usûl ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunması, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3, 4 ve 5. bentlerinin hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 3 numaralı bent olarak ”3- 3402 sayılı Kanuna 6099 sayılı Kanun ile eklenen 36/A maddesi ile geçici 11. maddesine göre, davacı … İdaresinin yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve aynı kanun hükmü gereğince davacı … İdaresi yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla …M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.