Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/166 E. 2013/4605 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/166
KARAR NO : 2013/4605
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dilekçesinde, Ataköy Köyünde 1996 yılında yapılan 2/B madde uygulamasında 649 nolu parselin batısında kalan ve 2020-988 OTS poligon hattının içinde kalan taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, müvekkilinin söz konusu taşınmaza 50 yıldan beri zilyet olduğunu belirterek, Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescili talebiyle dava açmıştır. Mahkemece, 2/B ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan dava konusu taşınmaza ilişkin iptali istenebilecek bir tapu kaydı bulunmadığından tapu iptali tescil davasının reddine, Ataköy Köyü, Tembeller Dağı mevkii, 5 nolu 2/B parseli içersinde kalan fen bilirkişisi Köksal Korukcu’nun 29.05.2007 tarihli raporu ekindeki krokide (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen alanın imar ve ihyasının davacı tarafından yapıldığının ve bu alan içerisinde kalan yaşları 10 ilâ 60 arasında değişen toplam: 220 adet zeytin ağacının mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tesbitine, (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen alanın imar ve ihyasının davacı tarafından yapıldığının ve bu alan içerisinde kalan yaşları 10 ilâ 60 arasında değişen toplam: 220 adet zeytin ağacının mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tesbiti ve davaya konu taşınmazın fiilî zilyetinin davacı olduğuna ilişkin kaydın tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh verilmesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapusuz taşınmazın tescili niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1968 yılında seri usûlde yapılan kesinleşen orman kadastrosu ve 1996 yılında yapılıp kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Yörede ilk arazi kadastrosu 1954 yılında yapılmış, dava konusu yer orman olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakılmıştır.
6100 sayılı H.M.K.’nunun 297 (1086 sayılı H.U.M.K.’nun 388. madde) maddelerine göre; hükmün sonuç kısmında, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şeklinde gösterilmesi gerektiği açık kanun hükmü olup, somut olayda mahkemece kurulan hükmün 2. bendinde; “(A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen alanın imar ve ihyasının davacı tarafından yapıldığının ve bu alan içerisinde kalan yaşları 10 ilâ 60 arasında değişen toplam: 220 adet zeytin ağacının mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tesbitine” denilmesine rağmen, 3. bendinde;” (A), (B,) (C) ve (D) harfleri ile gösterilen alanın imar ve ihyasının davacı tarafından yapıldığının ve bu alan içerisinde kalan yaşları 10 ilâ 60 arasında değişen toplam: 220 adet zeytin ağacının mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tesbiti talebinin reddine” karar verilmesi ile hükmün kendi içinde çelişki yaratılmış olup; bu hali ile hüküm infaza elverişli olmadığından bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, alınan temyiz harcının yatıranlara iadesine 18/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.