YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1691
KARAR NO : 2013/5868
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi(Müstemir Yetkili)
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2010 yılında 5831 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi kadastrosu sırasında … Mahallesi 129 ada 3 parsel sayılı 4710 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … ve arkadaşlarının kullanımında olduğu şerhi verilerek 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, 2/B sahasının fazla ölçüldüğü, 2750 m2 kısmının kendi mülkü ve kendisine ait 1325 parselin devamı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece 2/B sahasında kalan yerin koordinatlarında bir hata olmadığı belirlenerek davanın reddine, tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 21/11/1985 tarihinde ilân edilip dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dava, 2/B madde sahasında kalan taşınmazın yüzölçümünün eksik ölçüldüğü iddiasıyla açılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman bilirkişi raporlarına göre davacı ve müştereklerinin kullanımında olan 129 ada 3 parsel sayılı 2/B parselinin dosyada orjinali bulunan 2/B haritasıyla uyumlu olduğu ve eksik ölçümün sözkonusu olmadığı, sınırında bulunan 1325 parselin de yine davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, kadastro tespit tutanağının ya da kütüğün beyanlar hanesinde yazılı zilyedlik veya muhdesat şerhi aynî bir hak olmayıp, kişisel hak niteliğinde olduğundan, tapu sicilinden ayrı olarak alınıp satılması, değiştirilmesinin mümkün olmadığı, ancak yörede 4127 sayılı Kanun ile değişik 2924 sayılı Kanunun 11. maddesi ve 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereğince yapılacak kullanım kadastrosu sırasında ileri sürülebileceği ve hak sahipliği tespit komisyonunca değerlendirilebileceği, itiraz ve dava haklarının da bu aşamada kullanılması gerektiği, yörede bu amaçla yapılmış bir çalışmanın da bulunmadığı belirlenerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.