Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/191 E. 2013/1819 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/191
KARAR NO : 2013/1819
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 158 ada 6 parsel sayılı 18.220,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çamlık niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile … İli, … İlçesi, … Köyü 158 ada 6 parsel sayılı taşınmazın … bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ve sarı renk ile gösterilen 8463,50 m2’lik kısmının davalı adına olan tespitinin iptali ile bu kısmın aynı adanın son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından taşınmazın davacı adına tescile karar verilen (A) harfi ile gösterilen bölümüne ve kısmî kabul nedeniyle vekâlet ücreti takdirine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 20.03.1997 tarihinde ilân yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Davalı Hazine vekilinin taşınmazın davacı adına tescile karar verilen (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin temyizi yönünden, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşen orman kadastrosu haritası ile eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama, inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün orman tahdidi dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın … bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ve sarı renk ile gösterilen 8463,50 m2’lik kısmının davalı Hazine adına olan tespitinin iptali ile bu kısmın aynı adanın son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği halde, parselin geriye kalan bölümü hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi ve 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca infaza olanak verecek şekilde açık ve düzenli sicil oluşturulmaması doğru değildir. Kadastro mahkemesi hâkimi, tutanağı itirazlı olan parseller hakkında yapılan yargılama sonunda; dava konusu olan parsel ya da parsel bölümlerinin kim ya da kimler adına ve hangi nitelikte tescil edileceğini vereceği hükümde göstererek açık ve düzenli sicil oluşturmakla görevlidir. Ayrıca; dava kısmen kabul edildiği ve davada davalı Hazine kendisini bir vekille
temsil ettirdiği halde, davalı Hazine vekili olarak davaya cevap veren ve duruşmalara katılan Avukat …’ın vekâlet örneğinin dosyaya konulmaması ve davanın kısmen reddi nedeniyle de 3402 sayılı Kanunun 31. maddeesine göre davalı Hazine yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesi doğru bulunmamıştır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, … biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.