Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/1994 E. 2013/4011 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1994
KARAR NO : 2013/4011
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında 107 ada 1 parsel sayılı 512.203,56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıtlarına dayanılarak tarla niteliği ile …oğlu …ve 48 kişi müştereklerinden oluşan davalılar adına tespiti yapılmış, tapu kaydı malikleri olan davalıların baba adı ve isimlerinden başka bir kayda ulaşılamadığı için de mahkemece; Hazine, soyismi tespit olunamıyan davalılar yönünden kayyım olarak atanmıştır. Davacı … Yönetimi vekili 19.04.2009 tarihli dava dilekçesinde, 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerde olduğu, orman olarak Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine, dava konusu 107 ada 1 nolu parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve tapu kaydı kapsamında olduğu davacının davasını ispat edemediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Orman Yönetiminin orman savı ile açtığı davada Hazinenin davaya usûlüne uygun müdahil davacı sıfatı ile bir katılımı olmadığı gibi, karşı davası da yok ise de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın 1955 bütünlemeli ve 1959 basım tarihli memeleket haritasında ve 1956 tarihli hava fotoğrafında beyaz renkli açık alanda kaldığı belirlenmiş ve taşınmazların konumu memleket haritasında gösterilmişse de, memleket haritasının hazırlanmasında esas alınan hava fotoğrafarı üzerinde gösterilmemiştir. Orman ve ziraat bilirkişi raporlarında ve raporların eki olan fotoğraflardan anlaşıldığı üzere taşınmazın ot ve çayırlık niteliğinde olduğu ve yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına görede bu şekilde kullanıldığı, eğiminin % 5 – 10 olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşımadığı söylenmiştir. Mahkemece, kadastro tespitine esas alınan ve davalıların dayandıkları tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve revizyonları getirtilmemiş ve keşifte usûlünce uygulanmamıştır. Ayrıca; çekişmeli 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazla birlikte bu parselden ifrazen ayrılan 107 ada 2 parsel bir bütün olarak düşünüldüğünde tüm yönlerden 101 ada 1 numaralı orman parseli ile çevrilidir. Tapu kaydı istisnası dışında 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde düzenlenen orman içi açıklıkları süresi nereye ulaşırsa ulaşsın, tıpkı meralarda olduğu gibi zilyetlikle iktisap edilemez ve özel mülke konu olamazlar. Mahkemece, bu yönde de yeterli araştırma yapılmamıştır.
Dosyanın tetkikinde, çekişmeli 107 ada 1 parsel sayılı 512.203,56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, öncesinde kadastroca tapu kayıtlarına dayanılarak tarla niteliği ile 692.142,79 m2 yüzölçümü ile tespiti yapılmış, bu tespite dava dışı Muammer Çam, 01.05.1999 tarihli 200 dönüm, zilyetliğin devri içerikli harici satış senedine dayanarak itiraz etmiş, komisyonca yapılan incelemede itiraz kabul edilerek 107 ada 1 parselden 107 ada 2 parsel ifraz edilerek tarla niteliği ile 179.639,23 m2 yüzölçümü ile Muammer Çam adına tespiti yapılmış ve tutanaklar 20.03.2009-20.04.2009 tarihleri arasında askı ilânına çıkarılmış ve 107 ada 2 parselin tutanağı kesinleştirilerek Muammer Çam adına 21.04.2009 tarihinde tescil edilmiştir. Esasen; İtiraz ve ifraz işleminden sonra tutanakların askı ilânına çıkarılma tarihleri ile davanın açıldığı tarih dikkate alındığında 107 ada 2 parsel alanınında davalı olduğunun kabulü gerekir. Orman Yönetiminin davası 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ifrazdan önceki bütününe ilişkindir. Bu husus; Orman Yönetiminden sorulmalı 107 ada 2 parseli de dava edip etmedikleri konusunda dava dilekçeleri açıklattırılmalı, 107 ada 1 parselin ifrazdan önceki bütününe ilişkin davalarının kabulü halinde 107 ada 2 parselin tutanağı davalı kabul edilerek tutanak aslı getirtilmeli, tespit malikine husumet yöneltilerek davaya dahil edilmeli, taraf teşkili sağlanmalı, davaya karşı diyecekleri, yazılı ve sözlü delilleri kendisinden sorularak toplanmalı bundan sonra işin esasına girilmelidir.
107 ada 1 parselin ifrazdan önceki bütününe ilişkin 692.142,79 m2 yüzölçümlü tespit tutanağının edinme sütununda taşınmaza uygulanan tapu kayıtlarının hudut itibariyle taşınmazın tamamını kapsadığı ancak mera komisyonuncada mera çalışmaları içersinde bırakıldığı, mera çalışmasının açılan dava nedeniyle kesinleşmediğinden sözedilmektedir. Kural olarak; meralarda kuru mülkiyet Hazineye ve kullanım hakkı köy tüzel kişiliğine aittir. Yine; ormanlarda kuru mülkeyet Hazineye, kullanım hakkı Orman Genel Müdürlüğüne aittir. Çekişmeli taşınmazın çayır ve otlak niteliğinde kullanıldığı dosyadaki rapor ve fotoğraflarla sabittir. Kadastro tespitindeki niteliği mera olan bir yerde ekonomik amaca uygun bir şekilde tarım arazisi olarak kullanımın varlığı halinde, ancak zilyetliğe dayalı olarak açılan tespite itiraz davalarının dinlenebileceği, tarım arazisi olarak kullanım dışındaki ot ve çayırlık şeklinde olan kullanıma ve zilyetliğe değer verilemiyeceği açıktır. Ancak, bunun istisnası, taşınmazların tapulu olması ve tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görmemiş olması ve çekişmeli taşınmazlara tapu kayıtlarının uyduğunun kabulü halinde mümkündür. Bu nedenle;
Mahkemece, kadastro sırasında revizyon gören dayanak tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri varsa krokileri, dayanak tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 1/6/1988 gün ve 31/13 E.K.; 14/3/1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 3/3/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal – renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, ayrıca taşınmazın tapu kaydının yüzölçümüm kapasamı dışında kalan bölümleri yönünden 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde düzenlenen orman içi açıklığı konumunda olup olmadıkları taşınmazın yüzölçümüde dikkate alınarak tartışılmalı, süresi nereye ulaşırsa ulaşsın tıpkı meralarda olduğu gibi orman içi açıklıklarınında zilyetlikle iktisap edilemeyecekleri ve özel mülke konu olamayacağı düşünülmelidir.
Somut olayda; taşınmazın memleket haritasına göre beyaz renkli açıklık alanda kalan ve orman sayılmayan bölümleri bakımından dayanak tapu kayıtları usülünce uygulanması hudut ve miktar olarak kapsamlarının belirlenmesi, usûlünce mera araştırması yapılması, taşınmazların kadim ya da tahsisli mera olup olmadıklarının araştırılması, bu hususta çevre köylerden yerel bilirkişi ve tanık dinlenmesi, resmi belgelerde orman sayılmayan bölümlerde tapu kayıtlarını uyduğunun kabulü halinde dayanak tapu kayıtları değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamları belirlenmesi; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, kayıt miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan veya meradan açma yapılarak kazanıldığının kabul edilmesi; tapu kayıtlarının miktar olarak uymadığı veya kadastro sırasında başka parsellere revizyon gördüğünün saptanması halinde ise, tespitteki niteliği tarla olan bir yerde salt ot ve çayırlık olarak sürdürülen zilyetliğe değer verilemiyeceğinin düşünülmesi ve bu durumda taşınmazın resmi belgelerde memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman olan bölümlerinin tespiti halinde orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve geri kalan bölümlerininde tesbitteki tarla niteliği yanında eylemli ot ve çayırlık niteliği dikkate alındığında, Hazine ve köy tüzel kişiliğinin tapu kaydı yüzölçümü kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümü için davaya da davacı sıfatı ile ve mera iddiası ile katılmaları halinde de mera tespit komisyonun tespitinde olduğu gibi bu kez taşınmazın niteliği değiştirilerek mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 08/04/2013 günü oybirliği ile karar verildi.