YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1996
KARAR NO : 2013/3161
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı tarafından çekilmeye davet suretiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen menfi tespit davası sırasında davacı tarafından 27.11.2012 tarihli dilekçe ile “…Hâkimin, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna şikayet edildiği gerekçesiyle H.M.K. 36/1-d maddesi uyarınca aralarında husumet oluştuğu …” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hâkim….’ın, talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine talebi inceleyen merci tarafından, “…yargılama safahatı ve yapılan işlemlerde mahkeme hâkiminin reddini gerektirecek bir hal tesbit ediemediği..” gerekçesiyle reddi hâkim talebinin REDDİNE ilişkin verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılamanın devamı sırasında taraflardan birinin mahkeme hâkimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması, H.M.Y.’nın 36/1-d maddesinde belirtilen “davalı olmak” anlamında yorumlanamaz. Aksine bir yorum, yargılama yapan tüm hakimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, bu hakkı kötüye kullanmak isteyenlerin davranışını da korumak anlamına gelir. Hiçbir hukuk kuralı, kötü niyetliyi korumaz. Aksini kabul etmek, kötü niyetli kişilerce açılacak uydurma dava ve şikayetler sonucu, davaya bakan hâkimlerin sağlıklı, baskıdan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına engel olacağı gibi, tabii hâkim ilkesini de zedeleyecektir. Bu nedenle, konuyu inceleyen mercinin H.M.K.’nun 36/1-d. maddesi hükmünü yorumlaması usûl ve kanunlara uygun görülmüştür.
Ayrıca, red talebinin kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi halinde, H.M.K.’nun 42/4. maddesi uyarınca 500.- TL’den 5000.- TL’ye kadar disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemiş olması aleyhe bozma yasağı gözönünde bulundurularak bozma sebebi yapılmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onaman harcının temyiz eden …’a yükletilmesine 25/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.