YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/215
KARAR NO : 2013/4225
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Yeşilyurt Köyü 114 ada 18 parsel sayılı 3338.59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (B) ile işaretli 1798.54 m2’sinin orman niteliği ile Hazine, (A) ile işaretli 1540.05 m2’sinin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/12/2009 tarih 2009/18940 – 19105 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ”Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; keşif sırasında dinlenen orman bilirkişi Hakkı Demirel tarafından resmî belgelerin uygulanmasına dayalı olarak düzenlenen 05.07.2002 havale tarihli raporda, çekişmeli taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğraflarında (A) ile gösterilen kısmının açık alan içinde, (B) ile gösterilen kısmının yeşil orman alanı içinde kaldığı; sonuç olarak taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının orman sayılmayan, (B) ile gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiş ve ekli memleket haritasında da taşınmazın konumu kısmen açık alanda kısmen yeşil alanda ve nokta şeklinde gösterilmiştir. Bilirkişinin yetersiz raporlarına dayanılarak karar verilemez. Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Kanun ile sadece Devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun ile iadeye tâbi tutulmuştur. İadenin koşulları kanunda gösterilmiştir. O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı
Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, Devrek İlçesi Yeşilyurt Köyünde kain 114 ada 18 nolu parselin kadastro tesbit tutanağının iptaline, teknik bilirkiş…’ın 19/06/2012 havale tarihli raporunda “A” ile gösterilen 1979,09 m² yüzölçümündeki kısma aynı ada son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına kayıt ve tesciline, teknik bilirkişi raporunda “B” ile gösterilen 1359,50 m² yüzölçümündeki yerin 114 ada 18 numaralı parsel adı altında tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından taşınmazın (B) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye,mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu Yeşilyurt Köyü 114 ada 18 parsel sayılı taşınmazın temyize konu (B) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı … Yönetimi’nin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, hüküm fıkrasında ”kadastro tesbitinin iptaline” denilmesi gerekirken ”tesbit tutanağının iptaline” denilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin (A) paragrafındaki, ”kadastro tesbit tutanağının” kelimeleri çıkarılarak yerine ”kadastro tesbitinin iptaline” kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 11/04/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.