YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/234
KARAR NO : 2013/1915
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastor tesbitine itiraza ilişkin kesinleşmiş kadastor mahkemesi kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 04.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istem sahibi … ve … tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.02.2012 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … ve arkadaşları vekili Avukat … ile ve Avukat … ile karşı taraftan Hazine vekili Avukat…geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
… ve arkadaşları 07.09.2012 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 119 ada 5 sayılı parselin kadastroda adlarına tesbit edildiği, ancak; Hazine tarafından açılan kadastro tesbitine itiraz davası sonunda kadastro mahkemesinin 02.09.2010 gün ve 2009/37 – 23 sayılı, Hazinenin davasının kabulüyle parselin kısmen orman, kısmen ham toprak niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin kararının kesinleştiği, ancak; daha sonra bu yerle ilgili, Orman Yönetimi tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davasının reddine ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/01/1983 gün ve 1976/322 – 397 sayılı kararının bulunduğunu öğrendikleri, bu karar tapu siciline kayıt edilmediği ve orman kadastro haritası bu karara göre düzeltilmediği için, kadastro mahkemesi kararını aleyhlerine çıktığı, yararlarına yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluştuğu iddiasıyla, kadastro mahkemesinin sözü edilen 10/01/1983 gün ve 1976/322-397 sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak, … Köyü 119 ada 5 sayılı parselin adlarına tapuya tescilini istemişlerdir. Mahkemece yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle isteminin reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından yararlarına avukatlık ücretine hükmedilmemesi, yargılamanın yenilenmesini isteyen asıl dosyada davalı sıfatı taşıyan gerçek kişiler tarafından da, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluştuğu iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz davası sonunda verilip kesinleşen kadastro mahkemesi kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılmasına ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 08.06.1969 tarihinde ilân edilerek, çekişmeli yer için, asliye hukuk mahkemesinin 10/01/1983 gün ve 1976/322 – 397 sayılı, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne ilişkin kararı ile birlikte kesinlik kazanmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunun 374 ve devamı maddelerinde yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin sayıldığı, bu nedenler dışında yeni nedenler üretilemeyeceği, davacı tarafın dayandığı asliye hukuk mahkemesinin 06/06/1970 gün ve 1976/322 – 397 sayılı kararının karar düzeltme aşamasında Orman Yönetimi tarafından dosyaya sunulmuşsa da, Yargıtay incelemesinde dikkate alınmadığı, ancak çekişmeli parselin seri usûlde yapılan ve asliye hukuk mahkemesinin sözü edilen kararı ile birlikte kesinleşen orman sınırları dışında bırakıldığı, Yargılamanın Yenilenmesi yoluyla kaldırılması istenen mahkeme kararında da çekişmeli taşınmazın 1969 yılında seri usûlde yapılarak
kesinleşen orman sınırları dışında bırakıldığı, ne var ki taşınmazın (A) bölümünün zilyetlikle edinilemeyecek ham toprak niteliğindeki yerlerden, (B, C ve D) bölümlerinin ise eylemli orman bulguları bulunduğu, bu haliyle 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 7 ve devamı maddeleri ile ilgili yönetmelik hükümlerine gereğince orman olarak sınırlandırılacak yerlerden olduğu saptanarak orman niteliğiyle tesciline karar verildiği, bu nedenle, dayanılan asliye hukuk mahkemesi kararının yargılamanın sonucuna etki edecek delil niteliğinde bulunmadığı gözetilerek yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesinin “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesinin; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince yargılamanın yenilenmesini isteyen davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olduğuna göre, yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı gerçek kişiler ile kaldırılması istenen kararda davacı sıfatı taşıyan Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan olan hükmün ONANMASINA, 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesi gereğince, Yargıtaydaki duruşma nedeniyle yargılamanın yenilenmesini isteyenler aleyhine avukatlık ücretine ve temyiz harcına hükmetmeye yer olmadığına, alınan temyiz harcının gerçek kişilere iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.