Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/2410 E. 2013/4820 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2410
KARAR NO : 2013/4820
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında Erimli Beldesi, Cumhuriyet Mahallesi 443 ada 2 ve 466 ada 8 parsel sayılı sırasıyla 14652,25 m² ve 2710,52 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, hâli arazi niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, kesin süre içinde keşif avansının yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece, keşif ara kararı verilebilmesi için öncelikle tüm delillerin toplanması ve yapılacak keşifle davanın sonuçlanabilecek hale gelmesi gerekir. Öncelikle taraflara delillerini bildirmek üzere süre verilmesi, bildirdikleri ve bildirecekleri tüm delillerin toplanması ve ondan sonra keşfe karar verilmesi gerekir. Mahkemece, taraflara delillerini bildirmek üzere süre verilmemiş, tüm deliller toplanarak dosya keşfe hazır hale getirilmemiştir.
Yargıcın dava konusu şeyi inceleyerek onun hakkında bütün duygularıyla bilgi edinmesi olarak tanımlanabilen keşif; taşınmazlarla ilgili davalarda, dava konusunun yerinde görülüp incelenmesi biçiminde gerçekleşir (H.M.K. m. 288 vd.). Keşfe gidilebilmesi için, öncelikle tüm delillerin toplanması ve yapılacak keşifle davanın sonuçlanabilecek hale gelmesi gerekir. Taraflara delillerini bildirmek üzere süre verilmesi, bildirdikleri ve bildirecekleri tüm delillerin toplanmasından sonra keşif kararı verilebilir. Bu kararda keşif giderlerinin, keşif giderini yatıracak tarafın ve bunun için gerekli önel ve/veya kesin önelin avukatla kendini temsil ettirmeyen taraf keşif istemişse, kesin önel içerisinde giderleri yatırmamanın sonuçlarının açıklıkla anlatılması; tanık dinlenip, bilirkişi incelemesi yapılacak ise, bu hususun ve keşif günü ile saatinin belirtilmesi; bunun doğal sonucu olarak; hâkim, katip ve götürülecekse mübaşir için yol tazminatının (8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Kanun m.2); keşif isteyen taraftan keşif aracını bizzat sağlaması istenemeyeceğinden; mahkeme, yapacağı işe, süresine ve gideceği yere göre gerekli gördüğü aracı kendisi belirleyip, temin edeceğinden, araç için ödenecek para miktarının; keşifte dinlenecek bilirkişi ve tanıkların isimlerinin ve ücretlerinin; bilirkişi ve tanıklarla, gerekiyorsa taraflara keşif gününün haber verilebilmesi için gönderilecek davetiye giderlerinin gösterilmesi yanında, yatırılacak avansın tutarı ile yatıracak tarafın ekonomik gücü, keşif tarihi ve tebligatların ulaşması için geçecek süre gözetilerek keşif gününden önceye rastlayan bir tarihin belirlenmesi ve bunda Tebligat Kanunu ile Tebligat Tüzüğünün gözönünde tutulması zorunludur.
Anılan hususları kapsamayan ve belirlenecek bir miktarın keşif gününe kadar yatırılması biçiminde kurulacak ara kararı ve buna dayalı olarak verilecek önel ve kesin önelin uygulamada H..M.K. m. 324, 94 açısından bir sonuç doğurması olanağı bulunmamaktadır (H.G.K. 26.02.1975 T. 1972/1-1273 E., 1975/258 K; H.G.K. 18.02.1983 t, 1980/1-1284 E. 1983/141 K. H.G.K. 30.12.1992 t. 1992/16-666 E., 1992/769 K.; 20 H.D. 14.12.1992 t, 1992/16198-7040).
Öte yandan, bu koşulların tam olarak yerine getirilmemesi, keşif giderlerine itiraz hakkı olan gider yükümlüsünün bu hakkını kullanmasına da engel oluşturur.
Yukarıda açıklanan, kanun ve yerleşmiş Yargıtay uygulamasına aykırı olarak, taraflara tüm delillerini bildirmek üzere süre verilmeden ve tüm deliller toplanmadan kurulan ara kararları sonucu verilen önel ve kesin önele dayanılarak, keşif giderlerinin kanunî sürede yatırılmadığından söz edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.