YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2516
KARAR NO : 2013/6268
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu, … Köyü 560 ve 762 parsel sayılı sırasıyla 68625,00 m² ve 136250,00 m² (gerçek yüzölçümünün 26077444,00 m² olduğu ifade edilmiştir) yüzölçümünde tesbit edilen taşınmazlar, yörede 1972 yılında yapılan arazi kadastrosunda mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir. Daha sonra 4342 sayılı Mera Kanununun 12. maddesi hükmü gereğince Mera Komisyonunca yapılan çalışmada da mera olarak tahsis edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların yörede yapılan ve 2005 yılında kesinleşen orman tahddi içinde kalan orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile tahsise askı ilân süresi içerisinde kadastro mahkemesinde dava açmıştır. Kadastro mahkemesince, mera komisyonu tesbit ve tahsis kararına 30 günlük askı ilânı süresi içinde açılan davalarda, davaya bakma görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararı üzerine, davacı … Yönetiminin başvurusu ile dosya asliye hukuk mahkemesine intikal ettirilmiştir. Mahkemece, davacı … Yönetiminin 560 parsele yönelik açtığı davanın reddine, 762 parsele yönelik davasının kısmen kabulüne ve dava konusu 762 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 82000,00 m²’lik bölümünün ifrazı ile bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılar Hazine ile Demirli Köyü Köy Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/10/2011 tarih 2011/8021 E – 12106 K sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ”Davacı … Yönetiminin çekişmeli taşınmazların kesinleşen tahdit içinde kaldığı iddiasıyla açtığı davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı gibi, dosya kapsamı ile de çelişmektedir. Şöyle ki, kural olarak: orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Somut olayda, çekişmeli taşınmazların bulunduğu Demirli Köyünde 2005 yılında kesinleşmiş orman kadastrosu bulunduğuna göre, sorunun çözümünün kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle yapılması gerekecektir. Her ne kadar dosyada raporu bulunan orman bilirkişisi ek raporunda, her iki taşınmazın da kesinleşen tahdit içinde kaldığı bildirilmiş ise de, bilirkişi tarafından kadastro paftası ile irtibatlı kroki çizilmediği için, dava konusu taşınmazların orman tahdit hattına göre konumu ve bilirkişinin bu beyanı denetlenememektedir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan
oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre taşınmazların kesinleşmiş tahdit içinde kaldıkları tesbit edildiği takdirde davanın kabulüne, dışında kaldıkları takdirde ise davanın reddine, kısmen tahdid içinde kalmaları halinde ise tahdit içinde kalan bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davada Hazine taraf olmadığı halde orman kadastrosu öncesinin araştırılması ve taşınmazların tahdid hattına göre konumları belirlenmeden eylemli duruma göre karar verilmesi doğru değildir.” denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davacının açmış olduğu davanın kabulü ile Tekirdağ Merkez Demirli Köyü 560 ve 762 parsel nolu taşınmazların tesbit ve mera tahsis işlemlerinin iptali ile, parsellerin Devlet ormanı olarak Hazine adına tapuya tesciline, karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsis komisyon kararına itiraz ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 23/02/2005 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Dava konusu taşınmazlar 1972 yılında yapılan genel arazi kadastrosu işleminde mera olarak sınırlandırılmış, Orman Yönetiminin tapulama komisyonuna yaptığı itiraz üzerine, tapulama komisyonunun 27/01/1977 gün ve 14 sayılı itirazın reddi kararlarıyla tesbit 1977 yılında kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 30/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.