Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/2576 E. 2013/5668 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2576
KARAR NO : 2013/5668
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ile … (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı … Yönetimi; Söğütçük Köyü 247 ada 29, 36, 37, 38, 40, 41 ve 42 sayılı parsellerin, Demirci Tapulama Mahkemesinin 1961 yılında kesinleşen kararlarıyla orman olarak tapulama dışı bırakıldıkları halde, 1999 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında bir bölümlerinin 2/B uygulaması nedeniyle Hazine adına tescil edildiklerini, köy tüzel kişiliğince yapılan itiraz üzerine Demirci Kadastro Mahkemesinin 1998/52 – 2005/147 sayılı kararında çekişmeli yerlerin tesbit gibi orman vasfı ile Hazine adına tescillerine karar verilirken, kadastro çalışmaları sırasında 2/B vasfı ile Hazine adına tescilli olduklarına dikkat edilmediğini, 2/B vasıflarının iptali konusunda hüküm kurulmadığını belirterek 2/B uygulaması nedeniyle tarla vasıflarının iptaliyle  orman niteliğinde Hazine adına tescillerine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazlarda orman sınırlamasının ve orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapıldığı, 30 günlük askı ilân süresi içinde kadastro mahkemesinde açılan dava sonucu mahkemenin 1998/52 – 2005/ 147 sayılı ilâmı ile tutanakların kesinleştiği, kanunda kesinleşen orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı dava açılabileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün  davacı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Hükmüne uyulan 22/03/2012 tarih, 2012/ 3065- 4371 sayılı ilâmda; “dava konusu taşınmazların kesinleşen mahkeme kararlarıyla orman olduklarının belirlendiği, paftada orman olarak görüldükleri, Hazine taraf olduğu halde, çekişmeli yerlerin 2/B nitelikleri hakkında karşı davasının bulunmadığı, bölgede 3402 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmaları yapıldığından, tamamlanmış 2/B madde uygulamalarından söz edilemeyeceği, taşınmazların hem orman, hem de 2/B vasfında olamayacakları, bu şekilde hükmün infaz kabiliyetinin olmadığı açıklandıktan sonra Orman Yönetiminin davasının kabulü ile çekişmeli taşınmazların 2/B şerhlerinin iptaline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuş; “DAVANIN KABULÜNE, Manisa İli, Demirci İlçesi … Köyünde kain 247 ada 29, 36, 37, 38, 40, 41 ve 42 parsel nolu taşınmazların Orman vasfı ile Hazine adına TESCİLİ ile tapu kaydında beyanlar hanesindeki “Bu taşınmaz malın tasarruf krokisinde görüldüğü üzere, 166 nolu Orman Kadastro Kom. 1994. Yıl” şeklindeki beyanın TERKİNİNE, tapu ve dayanak kayıtlardaki 2/B tarla vasfına ilişkin şerhinin İPTALİNE,
Davanın niteliği itibari ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına “karar verilmiştir. Karar davalı kurumlar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B niteliğinin iptali ile taşınmazların orman niteliğiyle tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde  orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmaları 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 16/05/2013 gününde oy çokluğuyla ile karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, çekişmeli parsellerin beyanlar hanesindeki 2/B şerhlerinin iptali ve orman olarak tescili talebi ile açılmıştır.
Yörede 1998 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında, 1994 yılında 6831 sayılı Kanuna göre çalışmaya başlayan 166 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan tahdit ve 2/B çalışmaları esas alınarak ölçü ve harita işlemleri 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince tamamlanmış, 05.03.1998 – 06.04.1998 tarihleri arasında ilân edilmiş ve Orman Yönetimi tarafından dava açılmadığından kesinleşmiştir. Kadastro tutanaklarının beyanlar hanesi incelendiğinde; 29 sayılı parselin (A) bölümünün orman, (B) bölümünün 2/B, 36 sayılı parselin (A, B, C) bölümlerinin orman, (D) bölümünün 2/B, 37, 38, 40 ve 41 sayılı parsellerin (A) bölümlerinin orman, (B) bölümlerinin 2/B, 42 sayılı parselin (A, B, C, D, E) bölümlerinin orman, (F) bölümünün 2/B niteliğinde olduğu konusunda şerh verildiği, bu şerhe karşı Orman Yönetiminin dava açmadığı, Söğütçük köyü tüzel kişiliğinin açtığı davanın da reddedildiği görülmektedir. Taşınmazlar, halen orman olarak Hazine adına tapuda kayıtlı olup, yukarıda belirtildiği şekilde bazı bölümlerinin 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığına dair şerh bulunmaktadır. Demirci Kadastro Mahkemesinin 1998/52 Esas sayılı dosyasında yapılan keşifler sonucu alınan orman mühendisi bilirkişi raporlarında da taşınmazların memleket haritasında açık alanda oldukları, 2/B uygulaması yapılan bölümlerin orman niteliğinde olmadığı, bazı bölümlerinin eylemli orman olduklarını belirtilmişlerdir.
O halde; taşınmazlar, halen orman olarak Hazine adına tapuda kayıtlı olduğundan, Orman Yönetiminin tescil ile ilgili talebi yerinde değildir. 2/B şerhlerinin silinmesi talebine gelince; kadastro mahkemesince Söğütçük köyü tüzel kişiliğinin 2/B bölümlerine yönelik davası reddedildiğinden ve tespit gibi orman olarak Hazine adına tescile karar verildiğinden, Orman Yönetiminin 1998 yılında kesinleşmiş 2/B uygulamasının iptalini talep etmesi mümkün değildir. 6831 sayılı Orman Kanununun 11. maddesi gereğince, taşınmazların fiilen orman olduğunun Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilmesi halinde, bu yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsis edilen bu yerler tapuya orman vasfıyla tescil edilir. Bu durumda, Orman Yönetimince taşınmazların fiilen orman olduğunun tespiti halinde, Hazineden tahsis talebinde bulunulabileceğinden ve tahsis edilmesi halinde 2/B şerhleri kaldırılacağından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğu görüşü ile sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.