YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2878
KARAR NO : 2013/5581
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı – karşı davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Ovacık Köyü … (… Soğucaksu Mevkii) 107 parsel sayılı 68500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, öncesinde dava dışı 105 ve 108 sayılı parseller ile bir bütün olarak Mart 1946 tarih ve 39 sıra numaralı tapu kaydı ve 703 yazım numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığından söz edilerek … adına tesbit edilmiş, itiraz tapulama komisyonunca reddedilmiş, davacı … Yönetiminin taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle açtığı dava, Antalya Kadastro Mahkemesinin 1990/389 Esasına kayıt edilmiş, yetkisizlik birleştirme ve ayırma sonunda Kemer Kadastro Mahkemesinin 2000/125 Esasına kayıt edilmiştir.
Davacı … 05.05.1988 günlü dilekçeyle, … Köyü 107 sayılı parselin yörede 1984 yılında yapılıp, 11.12.1985 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alınmasının yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiş, Hazine 09.06.2005 tarihli dilekçesiyle çekişmeli taşınmazın yargılama sırasında yapılan 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, çekişmeli parselin orman niteliğiyle yada orman dışına çıkarıldığı taktirde bu niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli Ovacık Köyü 107 sayılı parselin fen bilirkişiler … ve … tarafından düzenlenen 18.07.2007 tarihli krokide (B) ile gösterilen 10491 m2 ve ( C ) ile gösterilen 18596 m2 bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline aynı krokide (A) ile gösterilen 40297 m2 bölümün adanın son parsel numarasıyla … adına tapuya tesciline, …’in birleşen 2003/8 Esaslı dosyadaki orman kadastrosuna itiraz davasında görevsizliğe karar verilmiş, davacı … Yönetimi ile katılan Hazine tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08/10/2009 gün ve 2009/8843-14389 sayılı ilâmıyla karar bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “1) İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli Ovacık Köyü 107 sayılı parselin 1941 yılında yapılan orman kadastro çalışmasına konu edilmediği 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1984 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı ve 32 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılıp 22.04.1992 tarihinde ilân edilen 2/B uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmışsa da bu işlemin kesinleşmediği, eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarındaki nitelemeye göre, 18.07.2007 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 10491 m2 ve (C ) ile gösterilen 18596 m2 yüzölçümündeki bölümlerin öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu, aynı krokide (A) ile gösterilen 40297 m2 yüzölçümündeki bölümün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu, (A) bölümünün kadastro
tesbitine esas alınan Mayıs 1331 tarih 1 numaralı sicilden gelen Mart 1946 tarih ve 39 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan tarım alanı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, Orman Yönetimi ve Hazinenin çekişmeli parselin (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Hazinenin bu bölümlerinde 2/B madde gereği Hazine adına tescili gerektiğine değinen tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu bölümlere ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
2) Orman Yönetimi ile Hazinenin çekişmeli parselin 18.07.2007 tarihli bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 40297 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli parselin bu bölümünün öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılmayan, çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan Mayıs 1331 tarih 1 numaralı sicilden gelen Mart 1946 tarih ve 39 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan tarım alanı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, Orman Yönetimi ve Hazinenin çekişmeli parselin (A) bölümüne ilişkin davaların ise reddine karar verilmişse de, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ve fen bilirkişi rapor ve krokisiyle, çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan ve kadastroda 105, 107 ve 108 sayılı parsellere uygulanan, Mayıs 1331 tarih 1 numaralı sicilden gelen Mart 1946 tarih ve 39 sıra numaralı tapu kaydının, Doğu sınırında okunan dava dışı orman sayılan yerlerden olduğu hükmen belirlenen 109 sayılı parselin bulunduğu yer, Kuzey sınırdaki … çekişmeli parselin kuzeyinden geçen … olduğu, … sınırdaki … tarlasının 103 ve 104 sayılı parsellerin bulunduğu yer olduğu, Tahtacı mezarlığının ise … kuzeyinde yer alan 433 sayılı parsel olduğu bildirilmiştir. Sözü edilen tapu kaydı orman olarak sınırlandırılan ve orman oluşu kesinleşen dava dışı 109 sayılı parsel, içinde yer alması, … ve Tahtacı Mezarlığının taşınmazın kuzeyinde yer alıp batı sınırın açık kalıp, değişebilir nitelikte sınırlar içerdiğinden, 3402 sayılı Kanunun 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, sabit şahıs sınırından ya da bilinen kuzey doğu ve güney sınırları ile irtibatı kesmeden uygulandığında, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydının yüzölçümü ile kapsayabileceği alanların öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu, bu nedenle tapu kaydının hukukî değerini kayıp ettiği, çekişmeli parselin tapu kaydın yüzölçümü ile geçerli kapsamı içinde olamayacağı, çekişmeli parselin (A) ile gösterilen bölümünün eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği bildirilmişse de, dosyadaki fotoğraflarına ve dosyadaki teknik bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere, etrafındaki orman alanlarının devamı niteliğinde, bir tepenin yamacında yer alan bu bölümün, dört yönden sınırlaması itirazsız kesinleşen devlet ormanı olan yerler ve çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğu saptanan (B) ve (C) bölümleri ile çevrili orman içi açıklığı olduğu, orman içi açıklıkların özel mülkiyete konu edilecek biçimde tapuya kayıt edilmeyeceği, orman sayılan yerlerden olduğu, bu bölüm çevresindeki orman alanları ile iç içe bulunduğu ve aynı özellikleri taşıdığı gibi, 1984 yılında 1991 yılına kadar doğal yollar ile orman niteliğini tam olarak kaybettiğini söylemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kanunun doğal yollar ile nitelik kaybından söz ettiği, insan eliyle nitelik kaybettirme kanunen suç sayıldığı, insan eliyle nitelik kaybı halinde, Orman Kanununa göre suç teşkil eden eylem nedeniyle, kişi yada kuruluşlara hak tanınamayacağı, bu nedenlerle çekişmeli parselin (A) ile gösterilen bölümünün de, 31.12.1981 tarihinden sonra bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiğinin kabul edilemeyeceği, esasen orman sayılan yerlerden olduğu saptanarak 1984 yılında orman olarak sınırlandırılan çekişmeli parselin, 31.12.1981 tarihinden önce nitelik yitirdiğini söylemenin mantık kuralları ile bağdaşmayacağı gözetilerek, Orman Yönetiminin ve Hazinenin bu bölüme ilişkin davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.] gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı – karşı davalı … Yönetiminin davasının kabulüne, davalı karşı davacı …’in davasının reddine, çekişmeli 107 parselin kadastro tesbitinin iptaliyle fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 40297 m²’lik kısmın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı – karşı davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz, orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha önce sınırlaması yapılmayan ormanlarda 4785 sayılı Kanun gözönünde bulundurularak 1984 yılında yapılan ve 11.12.1985 tarihinde ilân edilen ve dava tarihinde kesinleşmeyen 4785 orman kadastrosu ilk tahdidin aplikasyonu ve 2/B uygulaması, 22.04.1992 tarihinde ilân edilen, aplikayon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalı-karşı davacıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine 14/05/2013 günü oybirliği ile karar verildi.