Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/319 E. 2013/1699 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/319
KARAR NO : 2013/1699
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman sınırlamasına itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Köy Tüzel Kişiliği ve davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 1794915,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması sırasında orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … Tüzel Kişiliği temsilcisi, 04.11.2008 tarihli dilekçe ile 171 tahrir nolu vergi kaydı ve asliye hukuk mahkemesinin 19.10.1989 gün ve 1987/17-119 sayılı kesinleşmiş hükmüne dayanarak çekişmeli taşınmazın köy merası olduğundan mera niteliğiyle sınırlandırılması istemiyle dava açmıştır.
Davacılar … ve arkadaşları, 25.11.2008 tarihli dilekçe ile 4573 cilt, 306 sayfa, 211 sıra nolu tapu kaydına dayanarak tesbitin iptali ile adlarına tescili talebiyle dava açmışlardır.
Mahkemece, aynı parsele ilişkin açılan davalar birleştirildikten sonra davanın reddine ve dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Köy Tüzel Kişiliği ve davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlandırılmasına itiraza ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması 28/10/2008 – 26/11/2008 tarihleri arasında ilâna çıkarılmıştır.
1) Davacılar … ve arkadaşlarının temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacıların dayandığı Şubat 89 D. tarih 211 sıra 4573 cilt, 316 sahife nolu tapu kaydından gelme 20.03.1953 tarih 19 sıra sayılı tapu kaydının 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3 maddelerine göre değişebilir sınırları ihtiva ettiğinden miktarı ile geçerli olduğu, kadastro sırasında 102 ada 1 parsele miktarı kadar revizyon gördüğü ve yapılan keşifte tapu kaydının revizyon gördüğü parsele ait olduğu belirlendiğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı … Tüzel Kişiliği’nin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli 101 ada 1 parsel, orman niteliğiyle tesbit edilmiş olup; ormanların, mülkiyeti Hazineye kullanım hakkı Orman Genel Müdürlüğü’ne aittir. Her ne kadar; davacı köy ile Orman Yönetimi arasında görülüp Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen asliye hukuk mahkemesinin 1987/17 Esas – 1989/119 Karar sayılı elatmanın önlenmesi davasında davanın kabulüne ve davalı … Yönetiminin müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş ve krokiye bağlanan (B) bölümünün de davacı … Tüzel Kişiliği’ne ait olan 171 tahrir nolu vergi kaydının kapsamında kaldığı ile Hazine tarafından ağaçlandırılmak üzere Orman Yönetimine tahsis edilen 14.05.1985 tarih cilt no 228, sahife no 61 ve yevmiye no 166 sayılı tapu kapsamında bulunmadığı belirlenmiş ise de, H.M.K. 114/1-i (H.U.M.K. 237.) maddesi anlamında bu karar yalnızca davacı Köy ile davalı … Yönetimi arasında kesin hüküm oluşturup, kuru mülkiyet sahibi Hazine yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı gibi bu kararın kapsamının ağaçlandırılmak üzere tahsisi yapılan sahaya ilişkin bulunduğu gözönüne bulundurularak çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığının açık ve net olarak
belirlenmesinin gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tarihi anlaşılamayan memleket haritasında orman ağacı rumuzlu yeşil alanda kaldığı, yine hava fotoğrafında kısmen orman ağaç ve ağaççıkları ile kaplı kısmen de açık alanda olduğu belirlenmiş, eki haritada ise taşınmazın bir bölümünün açık alanda bir bölümünün ise, çalılık rumuzlu yeşil alanda kaldığı anlaşıldığına göre, hükme esas alınan raporlardan çekişmeli taşınmazın öncesinin ve eylemli durumunun orman sayılan yerlerden olup, olmadığı belirlenememektedir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 sayılı kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Kanun ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların Devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun ile iadeye tâbi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı Kanunda gösterilmiştir.
O halde; mahkemece, iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak ve en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenmesi suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; … bilirkişiden dava konusu taşınmaz üzerinde asliye hukuk mahkemesinin 19.10.1989 gün 1987/17-119 sayılı kararına konu bölümü gösterir rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, davacı … Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine 25/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.