Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/3249 E. 2013/5475 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3249
KARAR NO : 2013/5475
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

2006 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 101 ada 843 ve 844 sayılı sırasıyla 2.591,79 m² ve 8.293,29 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına, 101 ada 845 sayılı 2.479,38 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, 101 ada 843, 844 ve 845 sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla ayrı ayrı dava açmış, ayrı açılan dava dosyaları 2006/213 Esas sayılı dosyada birleştirilmiştir.
Davacı … Yönetimi, 31.08.2004 tarihinde … ve arkadaşlarını taraf göstererek … Köyünde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği 1234 ilâ 1241 OTS’ler ile çevrili yaklaşık 14.200 m² yüzölçümlü taşınmazın orman sınırları içine alınması istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu, davalıların keşiften sonra vergi kaydına ve Eski tarihli tapu kaydına dayandığı, tapu kaydının 4785 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce oluştuğundan hukuken değer taşımayacağı, vergi kaydının da mülkiyet belgesi olmayıp zilyetlik belgesi olduğu, orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesi ile … aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılara yönelik davanın pasif husumet yokluğu yönünden reddine fen ve orman bilirkişi kurulu tarafından ortak düzenlenen 13.07.2006 tarihli krokili raporda yeşil renk kalemle taralı olarak işaretlenen 1234 ilâ 1241 OTS’ler ile çevrili taşınmazların orman sınırları içine alınmasına karar verilmiş; davalı … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.02.2009 gün ve 2008/15960 – 2009/1527 sayılı kararı ile hüküm düzeltilerek onanmış, …’ın karar düzeltme istemi üzerine ise, bu kez Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.12.2009 tarih ve 2009/19228-20026 sayılı bozma kararında özetle: “Dairenin geri çevirme kararı üzerine davanın devamı sırasında … Köyünde 2006 yılında genel arazi kadastrosunun yapıldığı, çekişmeli taşınmazlar hakkında 02.01.2006 tarihinde kadastro tesbit tutanaklarının düzenlendiği ve taşınmazların 101 ada 843, 844 ve 845 parsel numaralarını aldıkları, 23.06.2006 – 24.07.2006 tarihleri arasında askı ilânlarının yapıldığı, Orman Yönetimi tarafından askı süresi içinde kadastro mahkemesinde 2006/213 Esas sayılı dosyada kadastro tesbitine itiraz davası açıldığı, dava dosyasının derdest olduğu, temyize konu dosyanın sonucunu bekletici mesele yapıldığı anlaşıldığından, öncelikle çekişmeli taşınmazlar hakkında başka dosyalarda dava bulunup bulunmadığının araştırılması, dava var ise o dava dosyaları ile kadastro mahkemesinin 2006/213 Esas sayılı kadastro tespitine itiraz davasının, temyize konu orman kadastrosuna itiraz dosyası ile birleştirilmesi, daha sonra
3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2. maddesi uyarınca taşınmazların gerçek hak sahiplerinin, re’sen yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda belirlenmesi oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra orman kadastrosuna itiraz dosyası kadastro mahkemesinin 2006/213 Esas sayılı dosyası ile birleştirildikten sonra Orman Yönetiminin davasının kabulüne, 101 ada 843, 844 ve 845 sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca 6 aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 02.03.2004 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Kanunun 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan …’dan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 13/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.