YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/338
KARAR NO : 2013/5827
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, Araphacı Köyü 3 parsel numaralı taşınmazın murislerinden intikal ettiği ve orman sayılmayan yerlerden olduğu konusunda kesin hüküm bulunduğu halde, tapu kaydı üzerine “orman sınırı dışına çıkarılmıştır” şerhi konmuş olduğunu, kanunî dayanağı bulunmayan şerhin silinmesini, Hazine ise, karşı davasında 3 sayılı parselin 2/B madde sahası olarak Hazine adına orman sınırı dışına çıkartıldığından davacılara ait tapunun iptali ile Hazine adına tescil istemişlerdir. Mahkemece, gerçek kişi davacıların davasının reddine, Hazinenin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın davacılar hissesine düşen 27 payının iptaline, kalan 9 payın malikleri davada yer almadığından üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2011/10248-14717 sayılı bozma kararında; “Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden çekişmeli taşınmazın … adına tapuda kayıtlı olduğu, … mirasçılarından …, …, …, …, …, …, … tarafından temyize konu davanın açıldığı, …, …, … ve …’nin ise davada taraf olmadığı, anlaşılmaktadır. Mahkemece, davada taraf olmayan mirasçıların paylarının üzerlerinde bırakılmasına karar verilmişse de, kararın bu hali ile infazı olanaklı değildir. Öncesi orman olan ve 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılan taşınmaz bölümü hisseli olarak Hazine ve gerçek kişiler adına tescil edilemez. Mahkemece, … mirasçıları arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu gözetilerek, davada taraf olmayan mirasçılar da davaya dahil edilmeli; taraf oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra gerçek kişilerin davasının reddine, Hazinenin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B şerhinin tapudan silinmesi istemine, Hazinenin karşı davası ise, tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 04.08.1985 tarihinde 6831 sayılı Kanunun 2896 sayılı Kanun ile değişik hükümlerine göre ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1982 yılında yapılmıştır.
6831 sayılı Orman Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı Kanunlar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım
arazilerinin satışına ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun ”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı kanunla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Kanunun bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 20/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.