Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/3605 E. 2013/5528 K. 14.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3605
KARAR NO : 2013/5528
KARAR TARİHİ : 14.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine ile Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, 03.02.2011 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Karşıbağlar Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiş, Hazine de tescil talep etmiştir.
Mahkemece, (A) ile işaretli 39,210 m² bölümünün tarla niteliğiyle davacı; (B) ile işaretli 26340 m² bölümünün ham toprak niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (C) ile işeretli bölümünün dere yatağı olduğundan Hazine adına tesciline yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 28/05/1983 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Taşınmaz bu çalışmada 766 sayılı Kanunun 2. maddesine göre tesbit harici bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, ancak yalnızca (A) işaretli bölümünün tarım arazisi niteliğinde olduğu ve 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde yazılı şartların davacı adına gerçekleştiği, (B) ve (C) işaretli bölümlerinin ise tarım arazisi niteliğinde olmadığı saptanarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı … ile davalı … Yönetimine ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14.05.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.