Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/4160 E. 2013/6313 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4160
KARAR NO : 2013/6313
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Çevre ve Orman Bakanlığını izafeten Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar, zilyetliğe dayanarak yörede 2006 tarihinde ilk kez yapılan ve 23.06.2006 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında Akören Köyünde bulunan 5 parça taşınmazın orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu ileri sürerek, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece, dava konusu …, …, … Düzü ve …,isimli taşınmazlar yönünden davanın reddine, koyun alnı isimli taşınmaz yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulü ile 24.03.2010 tarihli fen bilirkişi raporunda 181/A işaretli 2728,02 m², 133/A işaretli 884,45 m², 135/B işaretli 3603,76 m², 135/A işaretli 2266,09 m²’lik taşınmazların payları oranında davacılar adına tapuya tesciline ilişkin verilen karar, davacılar Çevre ve Orman Bakanlığını izafeten Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle,Yargıtay 20. Hukuk Dairenin 22.03.2011 gün ve 2011/2826 -3096 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “1) Davacıların reddedilen bölümlere ilişkin temyiz itirazları yönünden; uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Kanunun 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
2) Hazine ve Orman Yönetiminin kabul edilen 181/A – 133/A – 135/A ve 135/B bölümlerine ilişkin temyiz itirazları yönünden; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan … ve makilik alanlar, kanun gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacıların davasının tümden reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır …” denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu taşınmazların tesbit gibi orman vasfı ile sınırlandırılmasına karar verilmiş hüküm davalı Çevre ve Orman Bakanlığına izafeten Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece, davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davanın reddine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Çevre ve Orman Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yanlış ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 9. ve 10. bentlerindeki “alınarak” kelimesinden sonra gelen “Davalı … İdaresine” kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, dava aynı nedenlerle reddedildiği de gözetilerek “1/2’sinin Orman Yönetimine, 1/2’sinin Orman ve Su İşleri Bakanlığına” kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA 30/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.