YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4187
KARAR NO : 2013/6231
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 28.03.2012 günlü dava dilekçesiyle Osmaniye Kadastro Mahkemesinin 2005/4 Esas sayılı dosyasında … tarafından açılan orman tahdidine itiraz davasında dava konusu alanların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davasının reddedildiğini, buna rağmen bölgede 2007 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında çekişmeli yerler hakkında 104 ada 262, 263 ve 264 parsel numarası verilerek davalıların satın aldıkları bayileri … adına kadastro tutanağı düzenlendiğini, Orman Yönetiminin kadastro tesbitine itirazı sonucu bu kez orman sayılmayan yerlerden oldukları gerekçesiyle mahkemenin 2008/364 Esas sayılı dosyası ile davalarının reddedilerek tesbit gibi tescillerine karar verildiğini iddia ederek ortaya çıkan bu çelişkili durumun yargılamanın yenilenmesi ile giderilerek Dereobası Köyü 104 ada 262, 263 ve 264 sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tescillerini istemiştir.
Mahkemece, keşif yapılmadan; her iki davaya konu taşınmazların aynı parseller olduğunun anlaşılamadığı, konuları ve taraflarının farklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Dosyanın yapılan incelenmesinde; … tarafından 30.12.2003 günlü dilekçeyle orman tahdidine itiraz davası açıldığı, Osmaniye Kadastro Mahkemesinin 2005/4 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu dava konusu edilen alanların orman sayılan yerlerden oldukları gerekçesiyle davasının reddedildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 01.11.2007’de kesinleştiği, daha sonra tapu müdürlüğü tarafından kararda tescil hükmü kurulmadığı gerekçesiyle tavzih isteminde bulunulduğu, bunun üzerine mahkemece 03.11.2011 günlü ve 30.11.2011’de kesinleşen tavzih kararıyla çekişmeli yerlerin yüzölçümleri de belirtilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verildiği, Osmaniye Kadastro Müdürlüğünün 12.04.2013 günlü yazısına göre, tescil hükmü verilen yerlerin Dereobası Köyü 104 ada 262, 263, 264, 265 ve 254 ada 1, 252 ada 1 nolu parsellere isabet ettiğinin bildirildiği, bölgede 2007 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında çekişmeli yerlerden 104 ada 262, 263 ve 264 nolu parsellerin davalılar … ve arkadaşlarının satın aldıkları … adına arsa niteliğiyle tesbit edildikleri, Orman Yönetiminin kadastro tesbitine itirazı sonucu bu kez Osmaniye Kadastro Mahkemesinin 2008/364 Esas sayılı dosyası ile taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davasının reddedildiği, bu hükmün de Yargıtay denetiminden geçerek 24.04.2009’da kesinleştiği, Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğünce; 2005/4 Esas sayılı ve 2008/364 Esas sayılı dosyalardaki yerlerin aynı olduğu, mükerrer parseller oluşacağı, bu nedenle hukukî yollara başvurulması için Orman Yönetimine bilgi verilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yargıcın dava konusu şeyi inceleyerek onun hakkında bütün duygularıyla bilgi edinmesi olarak tanımlanabilen keşif; taşınmazlarla ilgili davalarda, dava konusunun yerinde incelenmesi biçiminde gerçekleşir. Taşınmaz davalarında, davayı kesin ret sebebi olsa bile, sonradan açılacak davalarda kesin hüküm oluşturabilmesi için, deliller toplandıktan sonra arazi başında keşif yapılarak, taşınmazın paftadaki tam yeri ve yüzölçümü belirlenerek ve krokiye bağlanarak karar verilmesi gerekir. Mahkemece, keşif yapmadan ve taşınmazların yeri şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmadan yazılı gerekçelerle davanın reddedilmesi usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu nedenle; mahkemece, Osmaniye Kadastro Mahkemesinin 2005/4 Esas sayılı ve 2008/364 Esas sayılı dosyaları getirtildikten sonra bir fen elemanı aracılığıyla yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazların konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, her iki davaya konu taşınmazların aynı parseller olup olmadıkları belirlenmeli, taraf tanıkları ve mahalli bilirkişilerden taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, ilk davayı açan … ile tesbit maliki … ve davalılar … ve arkadaşları arasında irs ilişkisi bulunup bulunmadığı sorulmalı, dosyadaki tüm deliller de değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 30/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.