YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/434
KARAR NO : 2013/1820
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … İli, … Kasabası, … Köyü, … … Mevkiinde bulunan 132 ada 21 parselin maliki olduklarını, ancak, bu taşınmazın güneyinde kalan yaklaşık on dönüm kadar taşınmazın … Kasabası sınırları içerinde kaldığı gerekçesi ile tapulama harici bırakıldığını, taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkilleri adına tescilini istemiştir. Mahkemece, fen bilirkişi … …’un 21.03.2007 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 8401 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile … çocukları …, …, …, …adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Kasabasında (… Köyü) tesbit ve dava tarihinden önce 33 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 2896 sayılı Kanuna göre 1984 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 sayılı Kanuna göre 24.11.1988 tarihinde ilânı yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon, eksik kalmış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Komşu … Köyünde ise 04.12.1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmaz … Köyü ile … Kasabası (… Köyü) sınırında … Kasabası çalışma alanında kalmakta olup, taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1960 yılında yapılmış ve sonuçları 12.02.1960 – 12.03.1960 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Taşınmaz bu çalışmada taşlık ve çalılık niteliği ile tesbit harici (TH) bırakılmıştır. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Komşu … Köyünde ise, genel arazi kadastrosu işlemi 1989 yılında yapılmış ve sonuçları 20.08.1990 – 19.09.1990 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada ve kesinleşen tahdide dayalı olarak yapılan uygulamada çekişmeli taşınmazın orman kadastro sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı
zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde tescile karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 1957 – 58 yıllarında çekilmiş hava fotoğrafından elde edilen memeleket haritasında beyaz renkli açıka landa kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ve haritasında lokal olarak işaretlenmiştir. Temyiz aşamasında iade kararı ile alınan ek orman bilirkişi raporunda ise, çekişmeli taşınmazın önemli bir bölümünün 1989 tarihli memleket haritasında çalılık nitelikli yeşil alanda görüldüğü anlaşılmaktadır. Hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın konumu memleket haritasında lokal olarak gösterilmiş olup, iade ile aldırtılan ek raporla çelişmektedir. Birbiri ile çelişen ve lokal işaretli yetersiz uygulamaya dayalı rapora göre karar verilemez.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile yine 1980 ve 1990’lı yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleştiğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası, kesinleşen orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B madde uygulama haritalarının ölçekleri kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de bu haritaların ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, bu haritalar birbiri üzerine aplike edilerek düzenlenecek bu haritalarda komşu ve yakın komşu parsellerin birlikte gösterilmeli, yine değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde, dava konusu taşınmaz ile komşu taşınmazların, memleket haritası, kadastro paftası, orman kadastro haritası ile aplikasyon ve 2/B madde uygulama haritasına göre konumu ve orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktaları bu haritalar ile paftaların tümü üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilip gösterilecek şekilde rapor alınmalı ve taşınmazın alınan ek raporda kısmen 1989 tarihli memleket haritasında yeşil gözükmesinin nedeni üzerinde durulmalı, hava fotoğraflarıda incelenip değerlendirilerek boyama hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı
araştırılmalı, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, taşınmazın gerçek eğimi saptanmalı, bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilini temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi